YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/738
KARAR NO : 2015/14170
KARAR TARİHİ : 30.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/198403
Mahkemesi : Vize Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 19/02/2014
Numarası : 2011/114 – 2014/94
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde, Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 10/07/2009 gün, 2642 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen sınırlar dahilinde yer alan, … ilçesi, …. köyü sınırlarında bulunan arazide izinsiz olarak ağaç kesip, iş makinesi vasıtaylı yol genişletme çalışmaları yaptırdıklarından bahisle …. İnşaat ve Madencilik … Ltd şirketinin ortakları olan A.. Ö.. ve U.. Ö.. ile müdürü …. isimli sanıklar hakkında açılan kamu davası ile ilgili olarak, belirtilen şirkete ait ruhsat sahası içerisinde yer alan dava konusu yerin bir kısmının 10/07/2009 tarihli Koruma Kurul’u kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği ve bu kararın 07/08/2009 tarihinde taşınmazın bulunduğu Pazarlı köyünde ilan edildiği, ancak buna rağmen suç tarihinde dava konusu eylemlerin yapıldığının tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu anlaşılmakla birlikte, hükme esas alınan bilirkişi raporları incelendiğinde, iddianame içeriğinde yer almadığı halde, dava konusu arazi üzerinde, belirtilen şirkete ait ikisi yığma üç adet prefabrik şeklinde binanın bulunduğu, yine bu saha içerisinde yakıt dolum tankı için platform ve kantar teşkilatının yer aldığının belirtildiği, bu eylemlerin sanıklar hakkında hüküm tesis edilirkende dikkate alındığı, iddianamede yer almayan bir eylemden ötürü sanıklara ceza verilemeyeceği, diğer yandan 10/07/2009 tarihli Koruma Kurulu kararı incelendiğinde, dava konusu eylemlerin yapıldığı …köyü, 103 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiğine dair bir ibareye yer verilmemiş olmasına karşın, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bu tesislerin 1. derece arkeolojik sit alanında yer aldığının bildirildiği görülmekle;
Bu kapsamda, öncelikle, dava konusu bölgenin 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline ilişkin 10/07/2009 tarihli Koruma Kurulu kararına dayanak sit sınırlarını gösterir haritanın bir örneği dosyaya getirtilip, fen ve inşaat mühendisinden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti ile mahallinde tekrar keşif icra edilip, sadece iddianamede belirtilen eylemlerle sınırlı olarak, müdahalenin sit alanı olarak tescilli bölgede yer alıp almadığı ve niteliği hususunda rapor düzenlettirilip, ayrıca, arazi üzerinde yer alan ve belirtilen şirkete ait ikisi yığma üç adet prefabrik binanın, yine bu saha içerisinde yakıt dolum tankı için platform ve kantar teşkilatının, sit alanı içerisinde ve 10/07/2009 tarihinden sonra yapıldığının anlaşılması halinde, bu konuda işlem yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç ihbarında bulunulup, diğer yandan, dosya kapsamında mevcut Vize Orman İşletme Müdürlüğü’nün 13/04/2012 tarihli yazısında, belirtilen bölgede enerji nakil hattının tamamında orman emvallerinin bu idare tarafından kestirildiğinin belirtilmiş olması sebebiyle, dava konusu eylemlerin Vize Orman İşletme Müdürlüğü sorumluluğunda yapılıp yapılmadığı hususu açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, belirtilen hususlara açıklama getirmeyen bilirkişi raporu esas alınıp, eksik soruşturmaya dayalı olarak, sanıkların mahkumiyetlerine dair yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun’un 65/1. maddesinde, sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarında, koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların cezalandırılacağının düzenlendiği, sanıklardan …, dava konusu uygulamaları gerçekleştirdiği iddia olunan … İnşaat ve Madencilik … Ltd şirketinin müdürü, … ise ortağı olmasına karşın, sanık …. savunmasında, dava konusu yerdeki işleri kendisinin takip ettiğine ilişkin beyanı, …’. ise ifadelerinde, kendisinin, şirketin mali ve muhasebe işlerinin yürütülmesi ile ilgili işlerle ilgilendiğine dair aksine delil bulunmayan savunması karşısında, sanıklardan sadece U.. Ö..’ın dava konusu uygulamalardan sorumlu tutulup, diğer sanıkların ise beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanılar müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.