Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/7504 E. 2015/10415 K. 10.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7504
KARAR NO : 2015/10415
KARAR TARİHİ : 10.06.2015

Tebliğname no : 12 – 2014/335367
Mahkemesi : İnebolu Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 25/06/2014
Numarası : 2014/466 – 2014/397
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK’nın 231. maddesinin 7. bendinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde hapis cezasının ertelenemeyeceği ve seçenek yaptırıma çevrilemeyeceğinin belirtilmiş olması ve erteleme ve seçenek yaptırıma çevirme müesseselerine göre sanığın daha lehine olduğu açık olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının, erteleme ve seçenek yaptırıma çevirme müesseselerinden önce değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, mahkemenin hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı şeklindeki gerekçesi isabetsiz ise de, CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair düzenlenemenin sanık hakkında uygulanmasına karar verilirken aynı maddenin 6. fıkrasındaki unsurların hepsinin birlekte gerçekleşmesinin gerekeceği, sanık hakkında CMK’nın 231/5. maddenin uygulanmaması yönünde gösterilen gerekçeler arasında CMK’nın 231/6. maddesinin “b” bendindeki “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” şeklindeki gerekçe de bulunduğundan tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 50/6. maddesinin tedbirlerle sınırlı olduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında TCK’nın 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince hükmedilen adli para cezasına ilişkin TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca ihtarat da yapılmasına rağmen TCK’nın 50/6. maddesinin de uygulanması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasından TCK’nın 50/6. maddesinin uygulanmasına dair 6. bendin çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.