Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/8990 E. 2015/11338 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8990
KARAR NO : 2015/11338
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Taksirle yaralama suçundan sanık …, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince 6.720,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli ve 2014/224 esas, 2014/347 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii … Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli ve 2014/521 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanık müdafıinin, söz konusu karara karşı yapacakları itirazlarını, gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden sonra hazırlayacaklarından bahisle gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesine ilişkin 19.12.2014 havale tarihli dilekçe ile talepte bulunmasına karşın, savunma hakkını kısıtlar şekilde dilekçenin doğrudan incelenmek üzere merciine gönderildiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 08.04.2015 gün ve 24951 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2015 gün ve 2015/128326 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün, 2008/5-19, 2008/31 sayılı kararında vurgulandığı üzere; kanun yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke genelinde uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacını taşıyan olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olup, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerek olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır. Kanun yararına bozma yoluna temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Nitekim, 14.11.1977 gün, 1977/3-2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, hüküm ve kararlardaki her türlü hukuka aykırılığın, kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı kabul edilmiştir.
İncelenen dosyada, sanık… hakkında taksirle yaralama suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli ve 2014/224 esas, 2014/347 sayılı kararına karşı sanık müdafiinin 19.12.2014 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile itiraz isteminde bulunup, gerekçeli karar tebliğ edildiğinde itiraz sebeplerini ayrıntılı olarak bildireceğini belirtmesine rağmen gerekçeli karar tebliğ edilmeksizin dilekçe incelenmek üzere merciine gönderilmiş ise de, merciin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazı, itiraz nedenleri ile sınırlı olarak değerlendirme zorunluluğunun bulunmaması karşısında, savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceği gibi, salt gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ edilmemiş olmasının, kesin hükmün otoritesini ortadan kaldırmaya yeterli nitelikte esaslı ve ciddi bir aykırılık olarak kabul edilemeyeceği de anlaşıldığından,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden, …Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli ve 2014/521 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.