Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/9572 E. 2017/1352 K. 23.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9572
KARAR NO : 2017/1352
KARAR TARİHİ : 23.02.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Haber verme sorumluluğuna aykırılık suçundan tüm sanıklar hakkında; Beraat
İzinsiz kazı yapmak suçundan sanıklar … ve … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, TCK’nın 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Haber verme sorumluluğuna aykırılık suçundan tüm sanıkların beraatlerine, izinsiz kazı yapmak suçundan sanıklar … ve …’in mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, katılan vekili ve sanıklar … ile … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Haber verme sorumluluğuna aykırılık suçundan sanıklar …, …, … ve …’in beraatlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıklar hakkında yapılan yargılama sonunda, haber verme sorumluluğuna aykırılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) İzinsiz kazı yapmak suçundan sanıklar … ve …’in mahkumiyetlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıklar … ve Yusuf Tekik hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların atılı suçu işlemediklerine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yeralan sekizinci ve dokuzuncu paragrafların hükümden çıkartılarak yerine, “Sanıkların kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun’un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun’un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK’nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesine” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Haber verme sorumluluğuna aykırılık suçundan sanık …’in beraatine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Sanığın, 2863 sayılı Kanun kapsamında kültür varlığı olduğu bağımsız bilirkişiler tarafından tespit edilen ve olay tarihinden bir hafta önce hayvan otlattığı sırada arazide bulduğu bir adet sikkeye ilişkin olarak, anılan Kanunun 4. maddesinde belirtilen 3 günlük süre içerisinde bildirimde bulunmadığının tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olması karşısında, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.