Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/10482 E. 2017/8417 K. 06.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10482
KARAR NO : 2017/8417
KARAR TARİHİ : 06.11.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 28.902,72 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında “koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” yerine “kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kişilere tazminat verilmesi” ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/190 Esas 2013/221 Karar sayılı kararının incelenmesinde; davacı hakkında kasten öldürme, 6136 sayılı yasaya muhalefet, silahlı çıkar amaçlı suç örgütü üyesi olmak suçlarından dava açıldığı, yapılan kovuşturma sonunda kasten öldürme ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından beraatine, silahlı çıkar amaçlı suç örgütü üyesi olmak suçundan ise mahkumiyetine karar verildiği, beraate dair kararların temyiz edilmeksizin kesinleştiği, silahlı çıkar amaçlı suç örgütü üyesi olmak suçuna dair mahkumiyet kararının ise temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19/11/2015 tarih, 2015/4214 Esas – 2015/5591 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği davacının, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2007/89 Sorgu numaralı tutuklama müzekkeresi ile suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan da tutuklandığının anlaşılması karşısında, davacı ile ilgili yakalama, gözaltına alma, serbest bırakma, tutuklama, sorgu ve tahliyeye ilişkin müzekkereler ile verilen karar ve kesinleşme şerhlerine dair gerekli tüm belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek okunaklı şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınarak, silahlı çıkar amaçlı suç örgütü üyesi olmak suçundan açılan kamu davasının neticesinin de araştırılarak, gerektiğinde bekletici mesele yapılmasının da mümkün olduğu dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi,
2- Her ne kadar CMK’nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, davacının gözaltı ve tutukluluk süresinin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği, mahsup işlemi yapıldığının tespiti halinde haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin ne kadarının diğer hükümlülüğünden mahsup edildiği araştırılarak, tamamının mahsup edildiğinin belirlenmesi halinde makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması, bir kısmının mahsup edildiğinin belirlenmesi halinde ise mahsup edilmeyen kısma ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için de makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Davacı lehine hükmedilen toplam tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “…CMK 141 ve devamı maddelerine göre tazminat için Ağır Ceza Mahkemelerine yapılan başvurularda, Tarifenin üçüncü kısmı gereğince avukatlık ücretine hükmedilir. Şu kadar ki, hükmedilecek bu ücret ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sıra numarasındaki ücretten az olamaz….” şeklindeki hükmü uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,,
4- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.