Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/10818 E. 2017/7390 K. 11.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10818
KARAR NO : 2017/7390
KARAR TARİHİ : 11.10.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, bilişim sistemine girme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
Hüküm : TCK’nın 136/1, 53/1-3; 243/1, 53/1-3; 244/2, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet hükümleri ve temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, bilişim sistemine girme ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa yokluğunda verilen 10.11.2015 tarihli kararın sanığın kovuşturma evresinde alınan savunması sırasında belirttiği ve aynı zamanda mernis adresi olan adrese Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca 09.12.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen tebligat parçasında ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığına dair herhangi bir şerhin yer almaması nedeniyle yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığının ve sanık müdafiince 19.01.2016 tarihinde öğrenildiği ifade edilen hükümlere yönelik 25.01.2016 tarihinde verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun anlaşılması karşısında, süresinde temyiz isteminde bulunulmadığı gerekçesiyle verilen 02.02.2016 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kanuna aykırı olmasından dolayı temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılıp, dairemizin 15.06.2016 tarihli tevdi kararı uyarınca soruşturma evresinde şikayetçi olup kovuşturma evresinde kendisine usulüne uygun olarak duruşma günü tebliğ edilmeyen ve dinlenilmesinden vazgeçilen şikayetçi …’ya yokluğunda verilen kararın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve adı geçenin kararı temyiz etmediği belirlenerek yapılan incelemede:
A) Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’un, mağdurlar … ve …’ya ait MSN adreslerinin ve facebook hesaplarının internet şifrelerini, onların rızası dışında ele geçirmesi şeklinde sübutu kabul edilen eylemlerinden dolayı TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mağdur sayısınca iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde tek bir mahkumiyet hükmü kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış; Anayasa Mahkemesinin TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin görevsiz mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, ceza miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
B) Bilişim sistemine girme ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık …’un, mağdurlar … ve …’ya ait MSN adreslerinin ve facebook hesaplarının internet şifrelerini, onların rızası dışında değiştirerek, mağdurların bilişim sistemindeki hesaplarına erişimlerini engellemesi şeklinde sübutu kabul edilen eylemlerinden dolayı TCK’nın 244/2. madde ve fıkrasında tanımı yapılan sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan mağdur sayısınca iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması ve MSN ile facebook hesaplarının iki farklı bilişim sistemi olmasından dolayı bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda her bir mağdura karşı aynı eylemi birden fazla işleyen sanık hakkında TCK’nın 43/1. madde ve fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan tek bir mahkumiyet hükmü kurulup, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması ve olayda uygulama alanı bulunmayan TCK’nın 243/1. madde ve fıkrasındaki bilişim sistemine girme suçundan da ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması, kanuna aykırı,
2- Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.