YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10869
KARAR NO : 2017/7835
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 131.558,39 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318. (CMK’nın 299/1.) maddesi gereğince reddine karar verilmekle;
Haksız olarak tutuklandığı tarihten önce gelir vergisine tabi olarak ticaretle geçimini sağlayan davacının vermiş olduğu beyannameler doğrultusunda son 3 yıllık gelirleri ve bu gelirlerde meydana gelen artış oranı dikkate alınmak suretiyle maddi zararın belirlenmesi usulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamede 1 numaralı bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekil ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1- Davacı ile ilgili tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Tazminat davasına esas Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/278 esas, 28/05/2014 tarihli yazısında, dosya içerisinde gözaltı ve tutukluluğun davacının (sanığın), başka bir cezasından mahsubuna ilişkin bir belgenin bulunmadığı belirtilmiş olmasına karşın, davacının adli sicil kaydı dikkate alındığında, hükümden sonra bu hususta karar verilebileceği gözetilip, CMK’nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumunun tazminata engel oluşturmayacağı anlaşılmakla birlikte, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nasafetin sağlanması gerektiği de gözönünde bulundurularak haksız tutuklu ve gözaltında kalınan sürenin başka bir hükümlülüğünden mahsup edilip, edilmediğinin araştırılması,
3-Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 694 sayılı KHK’nın 144 maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde yapılan değişiklik öncesi düzenlemeye göre, Davacı lehine tayin olunan maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin üçüncü kısmında yer verilen oranlar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, bu miktarın altında kalacak şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.