Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/10955 E. 2017/8325 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10955
KARAR NO : 2017/8325
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, suç üstlenme
Hüküm : Sanık … hakkında TCK’nın 179/3 delaletiyle 179/2 ,62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık … Kıvırcık hakkında TCK’nın 270/1, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık …’ın, suç üstlenme suçundan sanık …’nin mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların cezanın haksız olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK’nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK’nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde, karar tesis edilmesi,
2-TCK’nın 52/4. maddesi gereğince, taksit miktarının dörtten az olamayacağı dikkate alınmadan, sanık …’ye verilen adli para cezasının iki taksitte ödenmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; A ve B olarak sınıflandırılan hüküm fıkralarının TCK’nın 50/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin 7. bentlerinin hükümden çıkarılması, A olarak sınıflandırılan hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan “2” ibaresinin “4” olarak değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.