YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10963
KARAR NO : 2017/2117
KARAR TARİHİ : 16.03.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : Beraat
Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Ölenin 08.04.2007 günü saat 16.15 te bel ve kalça ağrısı şikayeti ile Antalya Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvurduğu, acil servis hekimi Dr … tarafından yapılan muayenesinde hastaya “Lumbalji” yani bel ağrısı teşhisi konularak, Dicloron ve Dekort ampul im uygulanıp, Voltaren amp 1×1 im, Dorsilon tb 3×1, Xefo Rapid tb 2×1, reçete edilerek FTR ve beyin cerrahi poliklinik kontrol önerileri ile taburcu edildiği, ancak ölen tarafından sanık doktor tarafından yazılan ilaçların alınmadığı ve kullanılmadığı, ölenin o gün için rahatladığı, bir gün sonra yani 09.04.2007 tarihinde randevuları olduğundan Akdeniz Ün. Tıp Fakültesi KBB bölümüne iki haftadır geniz akıntısı, baş ağrısı, burun akıntısı şikayeti ile başvurduğu, muayene sonucu reçete verilerek taburcu edildiği, ölenin eve dönüşte rahatsızlanıp, ancak beyin cerrahi bölümünden o gün için randevu bulamayıp 11.04.2007 tarihine randevu bulabildikleri için, ağrılarının da geçmemesi üzerine 09.04.2007 günü saat 11.40’ta Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi’ne bel ve kalça ağrısı şikayetiyle geldiği, burada Uzman Doktor …’ın sorumlu olduğu Asistan Doktor … tarafından yapılan muayenede, genel durum iyi, bilinç açık, oryantasyon ve kooperasyon tam olduğu, yatarken bile ağrısı olduğu, şiddetli ağrı nedeniyle myadren ampul im yapıldığı, lumbosakral vertebra iki yönlü grafi istendiği, myalji yani kas ağrısı tanısı konularak Benical Cold, Sirdoud Mr1x1, Aprol fort 2×1 reçete düzenlenerek aynı gün saat 13.15’te uzman doktor onayı alındıktan sonra önerilerle taburcu edildiği, ölenin bir gün sonra yani 10.04.2007’de ağrıları geçmediğinden Antalya Devlet Hastanesi beyin cerrahi uzmanı Dr. …’ın muayenehanesine eşi ile birlikte gittiği, iddiaya göre nefes almakta zorlandığını ve koyu balgam geldiğini söyledikleri, ancak doktorun, burada da kendisine bel fıtığı teşhisi koyması üzerine, 08.04.2007 tarihli reçeteyi gösterdikleri, doktorun bu reçetede yazan ilaçların kullanılması gerektiğini söylemesi üzerine ölenin ilaçları alarak kullanmaya başladığı, ancak 11.04.2007 günü ölenin ağrılarının daha da artması üzerine ölenin eşinin Dr. Burhan Polat’ı telefonla aradığı, doktorun kendisine “hastaneye getirin, MR çekilsin” demesine rağmen MR çektirmek istemedikleri, takip eden süreçte ölenin 11.04.07 saat 11.50’de Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi’ne getirildiği, burada Uzman Doktor …’ın sorumlu olduğu asistan doktor … tarafından yapılan muayenede genel durumu iyi, bilinç açık, oryantasyon ve kooperasyon olduğu, her iki akciğer solunuma eşit katıldığı, epigastrik duyarlılık çift taraflı bel kasları spazm, lasek testleri negatif olup, mingazı yani karın ağrısı testinin ağrı nedeniyle yapılamadığı, lipaz ölçümünün normal olduğu, siyalji tanısı konulup, 250 cc SF içine Metpamid ampul 2 ölçek rennie 20 mg, Lidokain po, Pantpas Flakon M4,5 yapıldığı, FTR polikliniğin gitmesi önerilerek Parol tb, Dorsilon tb, Lansorkap Talcid tb yazılarak saat 13.30’da taburcu edildiği, ölenin o gün de ağrılarının devam etmesi üzerine, ölenin eşinin bir gün sonra 12.04.2007 saat:16.30’da Dr. …’ın muayenehanesine giderek, ölenin kan kustuğunu söyleyip doktordan eşini hastaneye yatırmasını istediği, nöbet izninde olan Dr. Burhan Polat’ın hastaneyi arayarak, ölenin beyin cerrahi servisine kendisi adına yatışının yapılması ve MR çekilmesi talimatı verdiği, ancak mesai saati bittiğinden MR ünitesinin kapalı olması sebebiyle MR çekilemediği, bunun üzerine ölenin saat 18.13 te Antalya Devlet Hastanesi acil servisten giriş yapıp beyin cerrahi servisine Dr … adına yatışının yapıldığı, acil doktoru Dr. … tarafından Acil Poliklinik defterine “Disk Hernisi, Dr. Burhan Polat gördü, Beyin Cerrahi Servisine yatırıldı” notunun kaydedildiği, Beyin Cerrahi Servisinde yapılan konsültasyonunda; TA:80/40 mmHg, N:96/dk, olduğu, 1000 cc izotonik, Diazem amp, Novalgin başlandığı,hemogram alınıp izotonik 100 cc takıldığı, hastanın bel ağrısı yanında çok şiddetli mide ağrısı şikayeti de olduğundan sanık Dr … tarafından dahiliye konsültasyonu istendiği, dahiliye uzmanı sanık … tarafından yapılan konsültasyonda; çok şiddetli mide ağrısı, karında hassasiyet ve rijidite tespit edildiği, genel cerrahi değerlendirilmesi, amilaz ve lipaz dahil karaciğer enzimlerinin bakılması, patoloji yoksa Ulcuran ampul 2×1 Antiasit başlanması önerildiği, akabinde aynı gün istenen genel cerrahi konsültasyonunda; çok şiddetli mide ağrısı ve epigastrik ağrı yakınması oldu, distansiyon rebound olmadığı, gaytası normal olduğu, Ulcuran 3×2 ampul önerildiği, şuan itibarı ile acil cerrahi patoloji düşünülmediği, o tarihte beyin cerrahi servis nöbetçisi olan sanık …’a hemşireler tarafından hastanın balgamının gösterildiği, sanık doktorun beyanına göre balgamın normal olduğu, beyanlara göre sanık …’ın, nöbetçi doktor sanık …’a hastaya bakması için talimat vermediği, sadece bir takım tetkiklerin yapılmasını istediği, hastanın aynı gece saat 05.00’da genel durumunun aniden kötüleşmesi üzerine yoğun bakıma alındığı, entübe edilip monitörize edildiği, kardiak ve solunum arresti gelişen hastanın resusütasyona alınamaması üzerine saat 05.25′ te akciğer enfeksiyonu ve gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü;
İlk olarak sanık … hakkında açılan dava sonucu yapılan yargılamada sanığın mahkumiyetine karar verildiği, Dairemiz’in 29.05.2014 tarihli bozma ilamı akabinde diğer sanıklar hakkındaki dosyaların bu dosya ile birleştirildiği ve tüm sanıklar hakkında değerlendirilme yapılmak üzere dosyanın Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu’na gönderildiği, Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu raporunda; kişinin mevcut bel ve bacak ağrılarına yönelik uygun tetkiklerin yapıldığı, bu şikayetleri ve tetkikleri sonrası konulan tanının uygun olduğu, yatırılarak tedavisinin düzenlendiği, vital bulgularının stabil olduğu, ateşinin olmadığı, öksürük, nefes darlığı gibi şikayetlerinin olmadığı, beyaz küre değerlerinin normal olduğu, mide ağrısı şikayetleri nedeniyle genel cerrahi konsültasyonu yapıldığı, patoloji saptanmadığı, ancak takipleri devam ederken genel durumunda bozulma olması üzere yoğun bakıma alındığı kayıtlı olan kişinin tedavisine katılan hekimlere ve yardımcı sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığı görüşünün belirtildiği;
Her ne kadar ölenin eşi olan katılan tüm aşamalarda gittikleri doktorlara ölenin ağzından kanlı balgam geldiğini, nefes almada zorluk yaşadığını, göğüs ağrısı olduğunu söylediklerini iddia etmiş ise de; dosyada mevcut tedavi evrakları incelendiğinde, yakınma bölümünde, iddia edildiği gibi, ölenin göğsünün ağrıdığı ve ağzından kan geldiğine dair bir ifade bulunmadığı, sadece ölenin eşinin en son aşamada 12.04.2007 günü doktor …’ın muayenehanesine gittiğinde doktora ölenin kan kustuğunu söylediğinin sanık doktor tarafından ikrar edildiği, aşamalardaki bütün doktorların iddia edildiği üzere kanlı balgam, solunum zorluğu şikayetlerini gözden kaçırmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca bu denli şiddetli ağrıları olduğu iddia edilmesine ve dosyada mevcut bilirkişi raporlarına göre bu klinik belirtilerle bu tür hastaların kalabalık acil servislerde tanısının konulması zor olmasına rağmen, ölenin, ilgili doktorlar tarafından önerilen branşlardaki poliklinik kontrollerine gitmediği anlaşılmış; Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporundaki değerlendirmeler de göz önüne alınarak, sanıkların kusur ve ihmallerinin bulunmadığına ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanıkların taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA; 16.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.