YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10976
KARAR NO : 2017/8313
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 765 Sayılı TCK’nın 455/1-son, 59/2, 72, 647 Sayılı Kanunun 4, 5, 6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda, 17/12/2009 tarihli karar ile sanık hakkında dikkatsizlik ve tedbirsizlikle ölüme sebebiyet verme suçundan 765 sayılı Kanunun 455/1-son, 59/2, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın, 23/02/2010 tarihinde kesinleştiği ve belirtilen tarih itibariyle beş yıllık denetim süresi başladığından, 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu, daha sonra sanığın, 01/04/2010 tarihinde “mühür bozma” suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/01/2011 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedildiği, anılan mahkumiyet hükmünün temyiz edilerek 08/10/2013 tarihinde Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 08.10.2013 tarih 2012/14239 esas, 2013/14643 karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiğinden, anılan suçun işlendiği 01/04/2010 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 455/1-son. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 21/10/2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının durma süresi de gözetildiğinde, karar tarihinden önce dolduğu halde yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün gerçekleşen
zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince davanın isteme uygun olarak DÜŞMESİNE, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.