YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11177
KARAR NO : 2017/2124
KARAR TARİHİ : 16.03.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile, görüşe engel cismin bulunmadığı, meskun mahalde, bölünmemiş iki yönlü düz ve eğimsiz caddede, kuru ve asfalt zeminde seyirle ışıksız 4 yönlü kavşağa geldiği sırada, 1.5 cm yüksekliğinde 80 cm genişliğindeki hız kesici kasisi geçtikten sonra soldaki ilköğretim okulu önünden (sanığın seyrine göre soldan yola girip yol ortasını geçmiş olan) karşı yöne geçmek isteyen yayaya yol ortalarında ve okulun giriş kapısı önünde aracının sağ önü ile çarpması, olay yerini terk etmesi ve aynı gün teslim olması şeklinde gerçekleşen ve Dairemiz’in 12.07.2013 tarihli ilk bozma ilamında da belirtildiği üzere bilinçli taksir koşullarının bulunduğu olayda, sanığın asli kusurlu olduğuna ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğine ilişkin bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, eksik incelemeye, kusura ve ceza miktarına; katılanlar vekilinin, ceza miktarına ve lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanık hakkında belirlenen 2 yıl 3 ay hapis cezası olarak temel cezadan TCK’nın 22/3 maddesi gereğince 1/3 oranında arttırım yapılması sonucu bulunan 2 yıl 12 ay hapis cezasından TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında sonuç cezanın ”2 yıl 6 ay hapis cezası” olarak belirlenmesi yerine hesap hatası yapılarak ”1 yıl 18 ay hapis cezası” olarak belirlenmesi;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, sonuç hapis cezasının 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 16.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.