Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/11220 E. 2017/2900 K. 06.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11220
KARAR NO : 2017/2900
KARAR TARİHİ : 06.04.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 50/4, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyma kararı, ara kararı niteliğinde olmayıp, davanın esasını çözen kararlardan olup mahkemece bozmaya uyulmakla; bozma ilamında gösterilen esaslara göre işlem yaparak karar verme ödevi doğmaktadır. Buna göre, mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, yasaya aykırı olmakla birlikte ilamda gösterilen esaslara uygun karar verildiği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında TCK’nın 85/1. maddesi gereği tayin edilen 2 yıl 5 ay hapis cezası üzerinden aynı Yasanın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması ile “2 yıl 5 gün” yerine “1 yıl 12 ay 5 gün” hapis cezası tayini ve paraya çevrilmesi sonrası sonuç adli para cezasının 22.050.TL yerine, 21.900.-TL olarak eksik şekilde tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusuru bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve kararın hukuka aykırı ve haksız olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle,
1-Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasından çevrilen adli para cezasının miktarının belirlenmesi sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (f-g) bentlerinde yer alan “failin kastının yoğunluğu, güttüğü amaç ve saiki” gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 5.paragrafındaki “TCK’nın 50/1-a, 50/4” ibaresinden sonra gelmek üzere, “ve TCK’nın 52/2-3. maddeleri” ibaresinin eklenmesi, hükmün 1. paragrafındaki “failin kastının yoğunluğu ve suç saiki” ibarelerinin çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.