YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11226
KARAR NO : 2017/2901
KARAR TARİHİ : 06.04.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 22/3, 89/2-b-e, 31/3, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin beraat kararı verilmesi gerektiğine, mahkumiyete yeter şüpheden uzak, yasal ve somut delil olmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna; katılan vekilinin hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle,
1-Dairemizin 29/02/2016 tarihli 2015/5989 esas, 2016/3243 karar sayılı bozma kararımızda “Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi” belirtildiği halde bozmaya uyma kararı vererek yargılama yapan mahkemece hüküm fıkrasında “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılması,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen 6 ay 20 gün hapis cezasının gün para cezasına çevrilmesi sırasında, adli para cezasının tespitine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
3-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında taksit aralığının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün (1).numaralı bendinin (a) fıkrasındaki “failin güttüğü amaç ve saik” ibaresinin hükümden çıkarılması, hükmün (3) numaralı bendinin (a) fıkrasındaki “5237 sayılı TCK’nın 49/2, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca” ibaresinden sonra gelmek üzere, “TCK’nın 50/3 ve 52/3. maddesine göre 200 tam gün adli para cezasına çevrilmesine,” ibaresinin eklenmesi, hükmün (3) numaralı bendinin (b) fıkrasındaki “20 eşit” ibaresinin “birer ay ara ile 20 eşit” olarak değiştirilmesi, hükmün (6). bendinden sonra gelmek üzere, “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine 1.800 TL maktu vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınarak katılana verilmesine” şeklinde yeni bir bent eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.