YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11380
KARAR NO : 2017/7791
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeni ile tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 2.874,55 TL maddi, 3.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında “koruma tedbirleri nedeni ile tazminat” yerine “yakalama veya tutuklama sonrası kyo veya beraat kararı verilmesi halinde tazminat” ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak “3.723,69” TL’nin gelir kaybı olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bu miktarın altında kalacak şekilde ”2.874,55”TL olarak tayin edilmesi suretiyle, eksik maddi tazminata hükmolunması,
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok az manevi tazminata hükmolunması,
3- Kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına 23/07/2007 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, 23/09/2007 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması,
4- 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesinde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceğinin belirtildiği, dosya içeriğine göre davacı hakkında dayanak ceza yargılamasında neticeten 1 Yıl 3 Ay Hapis ve 375 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği ve kararın infaza verildiği anlaşılmakla, davacı hakkındaki ilamat infaz dosyasına müzekkere yazılarak davacının, hakkında verilen kararının kesinleştiğini öğrenip öğrenmediği hususu araştırılıp, dolayısıyla 22/02/2013 tarihinde açılan davanın 3 aylık veya 1 yıllık sürede açılıp açılmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve davacı açısından tazminat talep etme şartlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.