YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11951
KARAR NO : 2017/9899
KARAR TARİHİ : 06.12.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50, 52/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Uyap’tan alınan gerekçeli kararın “Delillerin Değerlendirilmesi” bölümünde, “Tüm dosyanın bir arada değerlendirilmesi neticesinde … kararı verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur” şeklindeki açıklamaya yer verilmekle birlikte gerekçenin yazılmadığı, kararın 11/11/2014 tarihinde tefhimi ile dosyadan el çeken mahkemece 23/12/2014 tarihli düzeltme kararı verilerek, fiziki dosyada mevcut gerekçeli kararın “Delillerin Değerlendirilmesi” bölümüne gerekçe kısmı eklenmesinin usulüne uygun olmayıp, hükmün gerekçesiz olarak verildiği sonucunu değiştirmeyeceği anlaşılmakla;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, gerekçede hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak açıklanması, Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesinde ise hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtiltildiği, yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacağı, bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunduğu, hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesinin 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacağı, incelenen dosya kapsamından; sanığa atılı suçun ne olduğu, sübut delilleri irdelenmeksizin, yazılı şekilde gerekçesiz olarak mahkumiyete ilişkin hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, sair yönleri incelenmeyen hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.