YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12408
KARAR NO : 2017/2139
KARAR TARİHİ : 20.03.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 894,19 TL maddi ve 1.500 TL manevi tazminatın
davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince reddine;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacı tarafça sunulan ve davacının ikamet ettiği İngiltere’de muhasebe işlerini yürüten firma tarafından düzenlendiği belirtilen yazı içerikleri de dikkate alınarak, adli yardım kuralları çerçevesinde davacının gözaltına alınıp tutuklandığı tarihleri kapsar şekilde bir şirkette yöneticilik yapıp yapmadığı, şirket ortağı olup olmadığı ya da bir iş yerinde kayıtlı olarak çalışıp çalışmadığı, tutukluluk süresi ile tahliye olduktan sonra da haftada bir gün karakola başvurma ve yurtdışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol uygulaması sürecinde davacının İngiltere’ye gidememesi dolayısıyla fiilen İngiltere’de bulunamaması nedeniyle davacının alamadığı maaş, kar payı ve benzeri gelir kaybı olup olmadığı ilgili kurumlar ile iş yerinden sorulup davacıya ait çalışma belgeleri, maaş bordroları ile geliri ve tutukluluk ve adli kontrol uygulaması süresine ilişkin olarak gelir kaybına dair tüm belgelerin temin edilip sonucuna göre ve gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi de yaptırılarak davacının gelir kaybının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Dosyaya ibraz edilen serbest meslek makbuzları kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden sonra düzenlendiğinden maddi tazminat hesabında nazara alınamayacak ise de, soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 220 TL vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 09.09.2008 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında 11.09.2008 olarak yazılması,
4- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, UYAP üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.