YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12683
KARAR NO : 2017/3796
KARAR TARİHİ : 10.05.2017
Mahkemesi :Sulh Ceza Hâkimliği
Karar Tarihi : 07/10/2015
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.03.2015 tarihli ve 2014/6891 soruşturma, 2015/1210 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Niğde Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.10.2015 tarihli ve 2015/1174 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, şüpheliler hakkında, üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair suç işleme kastlarının bulunmadığı ve sorunun hukuki mahiyette olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, bu kapsamda şikayete konu fotoğrafın şikayetçi …’ın bilgisi ve rızası dahilinde çekilmiş ve annesinin facebook hesabından paylaşılmış olduğu kabul edilse dahi şikayetçiye ait fotoğrafın kişisel veri niteliğinde olduğu, dosyaya konu fotoğrafın şüpheli … tarafından müştekinin bilgisi ve rızası dışında diğer şüpheli …’a verilerek, bu şüpheli tarafından da 51 H 0030 plaka sayılı araç üzerinde reklam amaçlı kullanıldığının sabit olması karşısında, şüpheli Aytaç’ın şikayetçiye ait kişisel veriyi başkasına verdiği, diğer şüpheli Latif’in de bu kişisel veriyi ele geçirerek yaydığının anlaşılması karşısında, şüpheliler haklarında kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu, delilleri takdir ve değerlendirme yetkisinin mahkemede olduğu cihetle, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 02.11.2016 gün ve 94660652-105-51-7999-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2016 gün ve 2016/391144 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve soruşturma evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İncelenen dosyada; şikayetçi …’ın bilgisi dahilinde çekilmiş ve daha önce facebook isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden paylaşılmış olan kişisel veri niteliğindeki fotoğrafının, şüpheli … tarafından şikayetçinin rızası olmaksızın diğer şüpheli …’a verilip, şüpheli … tarafından da yetkilisi olduğu otomotiv firmasının tanıtımı için toplu taşıma araçlarının üzerinde reklam amaçlı kullanıldığının iddia edilmesi ve dosyada mevcut fotoğraflarla internet çıktılarının da iddiayı doğrular mahiyette olması karşısında, şüpheliler … ve … haklarındaki delillerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 136/1. maddesinde tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.03.2015 tarihli ve 2014/6891 soruşturma, 2015/1210 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine ilişkin mercii Niğde Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.10.2015 tarihli ve 2015/1174 değişik iş sayılı kararında isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.03.2015 tarihli ve 2014/6891 soruşturma, 2015/1210 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine ilişkin mercii Niğde Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.10.2015 tarihli ve 2015/1174 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.