Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/12998 E. 2017/8036 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12998
KARAR NO : 2017/8036
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 1.147,86 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacı ile ilgili tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Davacının tazminat davasına esas Adana 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 2013/1513 esas sayılı dosyasında, 03/09/2009-06/11/2009 tarihleri arasında haksız gözaltında ve tutuklu kaldığı görülmekle birlikte, dosya kapsamında mevcut Adana 6. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 2007/945 esas sayılı dosyası üzerinde, 06/08/2010 tarihinde verilen kararda, davacının 07/09/2009-02/10/2009 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahsubuna karar verildiğinin anlaşılması karşısında, tazminat davasına esas dosya incelenerek, haksız gözaltında ve tutuklulukta geçen sürenin ne kadarının mahsup edildiği hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup, CMK’nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumunun tazminata engel oluşturmayacağı anlaşılmakla birlikte, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği de gözönünde bulundurularak davacı lehine makul bir maddi ve manevi tazminata hükmolunması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.