Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/1800 E. 2017/5586 K. 28.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1800
KARAR NO : 2017/5586
KARAR TARİHİ : 28.06.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Özel hayatın gizliliğini ihlal, hayasızca hareketler, hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Hükümler : 1- Katılan sanıklar … ve … hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ve hayasızca hareketler suçlarından dolayı ayrı ayrı beraat
2- Katılan sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan dolayı TCK’nın 129/3. maddesi gereğince ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına
3- Katılan sanık … hakkında tehdit suçundan dolayı 106/1-1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
4- Katılan sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı TCK’nın 123/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet

Özel hayatın gizliliğini ihlal ve hayasızca hareketler suçlarından katılan sanıklar … ile…’un beraatlerine ve hakaret suçundan katılan sanıklar … ile… hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümler, katılan sanık … müdafii, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından katılan sanık …’un mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan sanıklar … ile… müdafii ve katılan sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sanıklar … ile… müdafiinin süre tutum dilekçesi içeriğinden, temyizinin katılan sıfatı ile vekalet ücretine hasren olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
A) Katılan sanıklar … ile… hakkındaki hükümlere yönelik katılan sanık … müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan sanık … müdafiinin yüzüne karşı 04.12.2014 tarihinde verilen hükümlerle ilgili olarak katılan sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik 04.12.2014 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği halde katılan sanıklar … ile… hakkındaki hükümleri, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 21.01.2015 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince katılan sanıklar … ile… hakkındaki hükümlere yönelik katılan sanık … müdafiinin temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE,
B) Katılan sanık … hakkındaki hükümlere yönelik katılan sanık … müdafiinin ve katılan sanıklar … ile… müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık … müdafiinin sübuta, süresinde şikayette bulunulmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddelerde öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezaların asgari hadden tayin edilmesi,
2- Oluşa ve dosya kapsamına göre; katılan sanık …’un, komşu villada oturan ve aralarında önceye dayalı husumet bulunan katılan sanıklar … ile…’a karşı, “Keserim” anlamındaki elini boğazına götürme hareketini yapmak suretiyle onları tehdit ettiği, kendisine yapılan uyarıları dikkate almayıp, istiklal marşını okumak, yüksek sesle şarkı söylemek, kusma ve benzeri rahatsız edici ve anlamsız hareketlerle beraber ısrarla gürültü yapmak suretiyle aynı evde yaşayan katılan sanıklar … ile…’un huzur ve sükunlarını bozduğu iddia ve kabul edildiği halde, katılan sanık …’un tehdit fiilini ve kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemini birden fazla kişiye karşı gerçekleştirmesi nedeniyle TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan sanıklar … ile… lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı,
4- Karar tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre tehdit suçundan dolayı sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan sanık … müdafiinin ve katılan sanıklar … ile… müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarları yönünden katılan sanık …’un kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.