YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2754
KARAR NO : 2017/7879
KARAR TARİHİ : 24.10.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a, 52, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ile ölen …’ın evli oldukları, olay tarihi öncesinde eşler arasında ailevi meseleler yüzünden tartışmalar yaşandığı, olay günü evde yaşanan tartışma sonrası…’in, eşinden kendisini ailesinin yanına götürmesini istediği, sanığın idaresindeki kamyonet ile saat 15:30 sıralarında birlikte yola çıktıkları, sanığın 04.06.2013 tarihli duruşmada; “… bunun üzerine maktul arka koltuğa oturdu ve yola çıktık, yolda bir süre hiç konuşmadık, ben babasının evi yerine sakin bir yere gidip konuşmak istediğim için babasının evine değil de başka bir güzergaha doğru arabayı sürdüm, bunun üzerine maktul bana “burası babamın evine giden yol değil, neden buradan gidiyoruz” diye sordu, kendisine babasının evine gitmeden önce oturup sakince konuşmayı önerdim, bana “babamın evine gitmezsek kendimi aşağı atarım” dedi, bunun üzerine ben kapıları kilitledim, “sonra bana kapıları kilitlediğini mi zannediyorsun” dedi ve sonra kapıyı açtığını fark ettim, hızım yavaştı, inebileceğini düşündüm, aşağıya atladı ve başı taşa gelerek yaralandı…”şeklindeki savunması da nazara alındığında sanığın, ölenin kapıyı açtığını fark ettiği, ancak seyrine devam ettiği, ölenin kendisini araçtan atabileceğine ilişkin beyanlarına rağmen aracını durdurmayıp seyrine devam ettiği, bu sırada araçtan atlayan …’in ölümüne asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda; aracın kapısının açık olarak kullanılması halinde içinde bulunanların düşerek yaralanmaları veya ölebileceklerinin sanık tarafından da öngörülmesi gereken bir husus olduğu, buna rağmen sanığın sonucu öngörmesine karşın önemsememesi nedeniyle neticenin meydana gelmesine sebebiyet verdiği ve bu şekilde bilinçli taksirle haraket ettiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlarda temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ”suçun işlenmesinde kullanılan araçlar” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2- Kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA; 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.