YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2813
KARAR NO : 2017/9139
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1-62, 51, 51/3-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii, katılan … vekili ve katılan … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318. ve 5271. sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii, katılan … vekili ve katılan …’in yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa ait domates tarlasında mevsimlik işçi olarak bir süredir çalışan…’in olay günü dinlenmek amacıyla tarla içinde uyuması ve ölü olarak bulunması üzerine yapılan otopsi sonucu tarım ilacı zehirlenmesi sonucu öldüğü tespit edilen olayda,
Ölenin midesinde tarımda kullanılması yasaklanan endosülfan maddesi ve beyaz renkli ilaç tablet parçaları bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle, endosülfan maddesinin tablet şeklinin bulunup bulunmadığı, söz konusu maddenin ne miktarının öldürücü etkide olduğu, endosülfan maddesinin deri yoluyla vücuda alınmasının ölüme sebep olup olmayacağı, sebep olabileceğinin tespiti halinde ne miktarının ya da ne kadar zaman vücuda temasının öldürücü nitelikte olduğu, yine anılan maddenin ölenin vücudunda meydana gelen soyulma şeklindeki deri çürümelerine neden olup olmayacağı hususlarında ehil bir ziraat mühendisinden görüş alınarak; ölen dışında tarlada çalışan diğer işçilerde herhangi bir zehirlenme bulgusu bulunmadığı ve tarlanın ilaçlanıp ilaçlanmadığına yönelik bir tespit bulunmaması da göz önünde bulundurularak, dosyanın kül halinde İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek Bursa Adli Tıp Kurumunca yapılan otopsi işlemi sırasında ölenin midesinde tespit edilen endosülfan ve ilaç tableti parçalarının tarım ilacının doğrudan yutulması sonucu olup olmayacağı, yine dosya arasında bulunan ve ölü muayene işlemi sırasında ölenin sol elinden alınan örnek üzerinde de inceleme yaptırılarak, deride herhangi bir zehir veya ölüme etken maddenin bulunup bulunmadığı, ölenin derisindeki soyulmaların ve çürüme olarak tariflenen bulguların zehirlenmeye bağlı olup olmadığının tespiti ile bu çürümenin bir anda olup olmayacağının, ölenin bir süredir aynı tarlada çalıştığı düşünüldüğünde tarım ilacına derinin defaten temas etmesi sonucu belli bir süreç sonunda mı oluştuğunun ve organlarında zehirlenme belirtileri bulunmadığı da gözetilerek, tarım ilacının vücuda ne yoldan alındığının ve ölüm sebebinin net olarak tespit edilmesi amacıyla rapor aldırılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de,
İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesine yazılan talimat yoluyla aldırılan bilirkişi heyetinin tarladaki tarım ilacı sebebiyle ölüm olayının meydana geldiğinin kabulü halinde sanığın asli kusurlu bulunduğuna yönelik rapora itibar edilmesine rağmen, sanığın tali kusurlu olduğundan bahisle ceza miktarının belirlenmesi suretiyle çelişki yaratılması.
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii, katılan … vekili ve katılan …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.