Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/3030 E. 2017/8952 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3030
KARAR NO : 2017/8952
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/3-b, 62/1, 52/1-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanık …’nın sevk ve idaresindeki çekici ile gündüz vakti meskun mahalde, bölünmüş asfalt kaplama caddede seyir halindeyken, ışıkların gayri faal olması nedeni ile yol üzerinde kavşak içerisinde kaza noktasına 11 metre öncesinde yer alan trafik tanzim işaretlerinden “DUR” levhasını dikkate almadan kendisine yaklaşan aracı da beyanına göre yaklaşık 15 metre öncesinde görmesine rağmen kontrolsüz bir şekilde yoluna devam ettiği esnada, seyir halinde olan tanık …’nin sevk ve idaresindeki araç ile kavşakta çarpışması sonucu biri nitelikli olmak üzere iki kişinin yaralandığı somut olayda; sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un 47/1-c maddesinde düzenlenen “Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususları” ihlal ettiği, bu nedenle meydana gelen kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, tanık …’nin ise, Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-a maddesindeki “Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak” kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğuna ilişkin kaza tespit tutanağı ve keşfe dayalı bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamı ile oluşa uygun olduğu anlaşılmakla, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmeyerek, tebliğnamede sanığın kusursuz olduğundan bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusur tespitine, sübuta, delillerin yasal olmadığına ve gerçekleri yansıtmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi akabinde taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yapılması gerekirken, infazı kısıtlar biçimde ”taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine,” karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 6.bendindeki “tahsiline” ve “hapse çevrilmesine, (ihtarat yapılamadı)” ibarelerinin “tahsil edileceğinin” ve “hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibareleri olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.