YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3098
KARAR NO : 2017/8304
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2-b, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, illiyet bağına, sanığın beraatine karar verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, katılan vekilinin ise kusura ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 01.07.2012 günü saat 03:30 sıralarında, 151 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık sürücü …’nin yönetimindeki kamyonet ile yerleşim yeri içinde, iki yönlü, aydınlatması olan, kuru, düz, asfalt kaplama yolda seyirle olay yerine geldiğinde, yol kenarında yürümekte olan yaya …’a aracının sağ yan ayna kısmı ile çarpması neticesinde, katılanın 4. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun düşen İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim elemanlarınca düzenlenen 14.05.2013 ve 02.10.2013 tarihli raporlarda sanığın eşit kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında, alt sınır aşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, asgari hadden ceza tayin edilmesi,
2- Saat 05.14’te alınan kan örneğine göre; 151 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi hükümleri uygulanmayarak, sanık hakkında eksik ceza tayini,
3- TCK’nın 89/5. maddesine göre, bilinçli taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının, aynı Kanunun 89/1. maddesindeki yaralanma hali hariç olmak üzere, şikayete tabi olmadığı, ancak bu suçun şikayete tabi olsun veya olmasın bütün hallerinin CMK’nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında, CMK’nın 253. maddesi gereğince sanıkla mağdur arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma aşamasında da, aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğinin giderilmediği anlaşılmakla, mahkemece CMK’nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla, yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Katılana ait 24.07.2012 tarihli İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporunda; “sol el dorsumda ödem, hassasiyet, hareketlerde kısıtlılık, sol uyluk hareketlerinde hassasiyet, kısıtlılık olduğunun belirtilmesi, aynı zamanda katılan vekili tarafından da duruşmada bu kazadan dolayı müvekkilinin halen iyileşemediğini, bacağında kısalma meydana geldiğini beyan etmesi karşısında, katılanın tüm tedavi evrakları ile birlikte Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlanarak, kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasının işlev kaybı veya zaafı niteliğinde olup olmadığı konusunda kesin rapor aldırıldıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespiti ve tayin edilmesi yerine, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.