Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/3479 E. 2017/8929 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3479
KARAR NO : 2017/8929
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : 1-Sanık … hakkında TCK’nın 89/4, 62, 50/1-a, 52, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
2-Sanık … hakkında beraat

Taksirle yaralama suçundan sanık …’nun mahkumiyetine, sanık …’un beraatine ilişkin hükümler sanık … müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
1-Katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan vekilinin yüzüne karşı verilen hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 06.02.2015 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE;
2-Sanık … müdafinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilen sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin nitelikli şekilde, bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceği hususuna hükümde yer verilmemek suretiyle TCK’nın 52/4. maddesine aykırı davranılması;
b-TCK’nın 53/6. maddesi gereğince, sanığın sürücü belgesinin geri alınması yerine, sürücü belgesini kullanmaktan 3 ay süresince yasaklanmasına karar verilmesi,
c-Sadece katılan … kendisini vekille temsil ettirdiği halde vekalet ücretine hükmolunması sırasında hangi katılan lehine hükmolunduğu belirtilmeden karışıklık yaratılması;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 6. paragrafının devamına, ”TCK’nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi, hükmün 7. paragrafındaki “3 ay süreyle sürücü belgesini kullanmaktan yasaklanmasına” ibaresinin “sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına” olarak değiştirilmesi, hükmün vekalet ücreti ile ilgili bölümündeki ”katılanlar” ibarelerinin ”katılan …” olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.