YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3605
KARAR NO : 2017/8575
KARAR TARİHİ : 08.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 62, 52-4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın idaresindeki araç ile gece vakti, olaydan 1 saat 45 dakika sonra alınan alkol raporunda 54 promil alkollü olduğunun belirlendiği, olay saati itibariyle yaklaşık 79 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, dört yönlü kontrolsüz kavşakta geçiş önceliğine uymayarak sağından gelen müştekinin idaresindeki motosiklete çarptığı olayda, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, dosya kapsamından 79 promil alkollü olan sanık hakkında böyle bir tespit yapılmadığı bu haliyle tespit edilen alkol miktarı gözetildiğinde sanığın güvenli sürüş kabiliyetinin alkol nedeniyle kaybedildiğinin kabulünün mümkün olmadığı sanığın alkol derecesi itibariyle bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı gözetilmeyerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.