YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3762
KARAR NO : 2017/8541
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Suç üstlenme
Hüküm : CMK 231/11. maddesi uyarınca açıklanması ile TCK’nın 179/3-2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Suç üstlenme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 24.05.2007 tarihinde işlediği sabit görülen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı TCK’nın 179/3-2, 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Lapseki (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 01.07.2009 tarihli, 2008/114 esas, 2009/111 sayılı kararının itiraz edilmeden 14.01.2010 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, Gelibolu (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 08.05.2013 tarihli, 2011/369 esas, 2013/225 sayılı kararı ile 07.07.2011 tarihinde işlediği sabit görülen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK’nın 134/1-1. cümle, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince 6.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü 18.06.2013 tarihinde kesinleşen sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak savunması alındıktan sonra 01.07.2009 tarihli hükmün CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin Lapseki(kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 22.01.2014 tarihli, 2013/165 esas, 2014/21 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sanığın eyleminin suç üstlenme suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, eylemin suçluyu kayırma suçunu oluşturacağından bahisle bozma talep eden görüşe iştirak edilmemiştir.
120 promil alkollü olarak araç kullanırken maddi hasarlı trafik kazasına karışan arkadaşı …’un ceza almasını engellemek amacıyla gerçeğe aykırı olarak kaza sırasında aracı kendisinin kullandığını beyan eden sanığın eyleminin suç üstlenme suçuna vücut verdiği ve hükmün gerekçe kısmında da sanığın eyleminin suç üstlenme sucunu oluşturdugu kanaatine varıldığı bildirilmesine rağmen, sanığın TCK’nın 179/3-2. maddeleri gereğince cezalandırılması suretiyle gerekçeli karar ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması,
T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.