YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3859
KARAR NO : 2017/6888
KARAR TARİHİ : 02.10.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının tazminat talebinin dayanağını oluştıran Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/188 Esas, 2014/381 Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacının beraatına ilişkin kararın duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet Savcısının mütalaasına uygun olarak verildiği anlaşıldığı gibi, UYAP kayıtlarından elde edilen ve bir örneği dosyaya konulan O Yer C.Savcısının temyiz dilekçesi içeriğine göre de, davacının beraat kararı aleyhine bir temyiz bulunmadığı, bu suretle davacı için verilen beraat kararının temyiz edilmeden kesinleştiğinin kabulü gerektiği nazara alınarak, anılan dosyada davacının haksız şekilde tutuklu kaldığı gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat istemli olarak açtığı işbu davada toplanacak deliller uyarınca esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile davanın reddine dair yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule Göre de;
1-)Davanın tamamen reddedilmiş olması karşısında, yargılama sırasında kendisini bir vekil aracılığı ile temsil ettiren davalı kurum yararına maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin nazara alınmaması,
2-)29/12/2014 tarihli karar duruşmasına iştirak eden C.Savcısının adı – soyadı ile sicilinin gerekçeli karar başlığına yazılmaması sureti ile CMK.nun 232/2-b. maddesine aykırı davranılması,
3-)Gerekçeli karar başlığında “Koruma Tedbirleri Nedeni İle Tazminat” olan dava adının “466 Sayılı Yasa Uyarınca Tazminat” olarak yazılması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.