YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4237
KARAR NO : 2017/7700
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’ nın 85/2, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafiileri, katılanlar … vekili, … vekili ile … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
30.08.2013 günü saat 19.20 sıralarında sanık sürücü …’un yönetimindeki otobüsle yerleşim yeri içinde, 5.75 metre genişliğinde, tek yönlü, dik iniş eğimli, kuru, asfalt kaplama yolda Bahçeköy yönünden gelip Zekeriyaköy yönünde seyri sırasında olay yerine geldiğinde, aracının hızını düşüremeyip önünde aynı yönde giden sürücü … idaresindeki otomobile arkadan çarptıktan sonra direksiyon hakimiyetini kaybedip V şeklindeki orta refüjü aşarak karşı yol bölümüne geçip bu yoldan gelmekte olan diğer sürücü … idaresindeki araçla çarpışarak şarampole doğru takla atması sonucu 7 kişinin öldüğü, 10 kişinin de nitelikli şekilde yaralandığı olayda;
İTÜ Makine Fakültesi Otomotiv Laboratuarı bilirkişileri tarafından düzenlenen 06.02.2014 tarihli raporda; aracın basınçlı kuru hava ile çalışan fren sistemine, biri normal, diğeri kısa süreli duruşlarda kullanılan iki adet imdat el frenine, mekanik vites koluna, ana servis fren pedalına, egsoz freni koluna, iki adet de hava basıncı gösterge saatine sahip olduğu, aracın sağ arka teker balatasının bulunmadığı, tekerlek söküldüğünde ise balata parçasının yere düştüğü, sağ arka tekerleğinin balata bulunmaması nedeniyle fren açısından işlevselliğinin ortadan kalktığı, aracın normal çalışırken diğer 3 tekerleği üzerinden frenlendiği, bu durumun aracın trafiğe salih olmadığı anlamına geldiği, fren aksamında herhangi bir hava kaçağı bulunmadığı, aracın kullanma bakımından teknik şartlara uygun durumda bulundurulmadığı, durumun seyir halinde anlaşılabilir olduğu belirtilmiş ise de; Araçta bulunan bazı yolcuların rampa aşağı inerken aracın birden hızlandığı ve sağa sola yalpalamaya başladığına ilişkin beyanları, katılan …’ün “ Ben otobüsün en arkasındaydım, otobüsün şoförü gelin arabasının arkasına takıldı, gelin arabası da hızlı gidince yol boyunca hızlı gitti, hatta ben bir ara, kendisini uyaracaktım, ancak, düğünde tatsızlık çıkmasın diye bir şey söylemedim, daha sonra düğünün yapılacağı yere, kestirme olan ancak büyük araçların girmesi yasak olan yola girildi, yola girdikten hemen sonra sanık, vitesi büyüterek aracı hızlandırdı, sanırım öndeki düğün arabası uzaklaştığı için aradaki mesafeyi kapatmak için hızlandı, ben, vitesi sırasıyla büyülttüğünü fark ettim, bunu fark edince de, ayağa kalkıp baktım, bu sırada solumuzdan beyaz renkli bir araba geçti ancak markasını bilemiyorum, sanırım şoför bu araca yol verdi, ancak, araba otobüsü geçtikten sonra otobüs, bu araca çarpınca araç uzaklaştı, daha sonra da, soldaki bariyerlere vurunca araç devrildi, ben bu yola girildiğinde arkadan şoföre hitaben bu yola girme diye uyarıda bulundum, ancak ön tarafa gitmedim, ben şoförün frenler tutmuyor şeklinde söylediğini duymadım, en arkadaydım, ancak ben, belirttiğim gibi, şoförün bilerek hızlandığı görüşündeyim, 35 yıldan beri şoförlük yapıyorum, ayrıca taksicilik yaptım, büyük araç da kullandım,” şeklindeki beyanı, yol üzerinde araca ait olduğu belirtilen 18.5 metre fren izi, İTÜ Trafik Uzmanı olan öğretim elemanları tarafından hazırlanan raporda; Sanık sürücünün rampanın başında uygun vitese takması lazımken bunu dik rampa inişte yapmak istediği, vitesi takamadığı için otobüsün süratlenmesine sebebiyet verdiği, bu durumda kazanın meydana gelmesine yol açtığı, böylelikle Karayolları Trafik Kanunun 52/b, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 10l/b maddelerini ihlal ettiği meydana gelen olayda asli – tam kusurlu olduğuna ilişkin raporu, yine ek raporunda ; sanığın mahkemedeki savunmasında 1,5 aydır otobüsü kullandığını, kullanmaya başladığında aracın bakımının yapıldığının söylendiğini, kullandığı dönem içerisinde fren arızasının olmadığını beyan etmesi, yol üzerinde otobüse ait 18,50 m fren izinin bulunması birlikte değerlendirildiğinde kaza öncesi otobüsün frenlerinin normal olduğu, İTÜ Otomotiv Laboratuarında yapılan incelemede sağ arka tekerdeki balatanın olmama sebebinin otobüsün ortadaki bariyerleri aşarken V şeklindeki su kanalına tekerlerinin sert bir şekilde çarpması, takla atması sırasında sağ arka lastiğinin yere çarpması sırasında dağılmış olma ihtimalini düşündürdüğünü, şayet sağ arka tekerdeki fren balatası daha önce dağılmış olsa idi sanığın daha önce otobüsü kullanırken fren yapması halinde otobüsün arka tarafında kayma meydana geleceğini, bunun da sanığın dikkatini çekeceği, İTÜ Otomotiv Laboratuarında mevcut durum değerlendirildiği için otobüsün sağ arka tekerlek balatasının hangi sebeple bulunmadığı hakkında değerlendirme yapılmadığı, yapılan bu açıklamalar ışığında aracın muayene zamanı geçmesinin trafik kusuru olup kazanın meydana gelişi ile illiyet bağının bulunmadığı, bu durumda aracın muayenesinin geçmiş olması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde aracın sahibi … Oto’ya kusur atfedilemeyecegine ilişkin raporu, ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda “Dosya kapsamı tümü ile tetkik edildiğinde kazanın sanığın mevcut şartlara göre hızlı seyretmesi, yine aracı ile dik iniş eğimli yolda seyrederken vitesini değiştirmek istemesi, bu sırada vitese geçiremeyip aracın boşta kalması, boşta kalan aracın frenleme gücünün zayıflayıp aracın hızını düşürmeye yetmemesi sonucu meydana geldiği kanaatine varıldığı, aracın muayene tarihinin geçmiş olmasının olayda bir etkenliği görülmediği, olaydaki asli ve tek kusurlunun sanık sürücü olduğu, başka da kusur izafe edilecek kişi ya da unsur bulunmadığı, dosyada mevcut ve İTÜ üçlü bilirkişileri tarafından düzenlenmiş olan 16.05.2014 tarihli raporun ve yine aynı bilirkişi grubu tarafından düzenlenen 15.07.2014 tarihli “ek rapor”un olayın oluşumuna uygun düştüğünü belirterek, sanığın meydana gelen olayda tam kusurlu olduğuna ilişkin raporu dikkate alındığında, kazanın asıl nedeninin; vites değişikliği sırasında sanığın vitesi geçiremeyip aracın boşta kalmasına ve frenleme gücünün zayıflamasına sebebiyet vermesinin neden olduğu, olayda başkaca bir etkenin bulunmadığı gözetildiğinde aracın sevk ve idaresinde hatalı davranan sanığın meydana gelen olayda tam kusurlu olduğu, ayrıca aracın muayene süresi yaklaşık 10 ay kadar geçirilmiş ise de, daha önceden otobüste frene ilişkin bir arızanın bulunduğunun ve 1,5 ay önce işe başlayan sanığın bu durumu bildiğine ilişkin delilin mevcut olmaması karşısında, tebliğnamedeki eksik inceleme yapıldığına ve bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna ilişkin bozma öneren görüşlerle, sanık hakkında hükmedilen cezanın dosya kapsamı ile uyumlu olması ve mahkeme takdirinin isabetli olması nedeniyle cezanın az takdir edildiğine ilişkin bozma öneren görüşlere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiilerinin eksik inceleme yapıldığına, kusura, ceza miktarına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine, katılan … vekilinin bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna, katılan … vekilinin ceza miktarına ve bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna, katılanlar … ve … vekilinin ceza miktarına, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması ve takdiri indirim sebeplerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.