YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/439
KARAR NO : 2017/4328
KARAR TARİHİ : 24.05.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2-b.e, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğinden sanığın katılanın zararını gidermediği ve 15.07.2014 tarihli duruşmada katılanın zararını gidermek istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşmadığı, mahkemece “sanığın yargılama süresince pişmanlık göstermediği ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından” diyerek, yasal ve yeterli gerekçe ile TCK’nın 51. maddesindeki erteleme koşullarının oluşmadığı anlaşılmış; TCK’nın 50/2. maddesinin ”suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez” hükmü gereğince, sanık hakkında TCK’nın 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede bu hususlarda bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın olay tarihinde saat 10:50 sıralarında gündüz vakti, sevk ve idaresindeki çekici ile meskun mahal dışı, 7 metre genişliğindeki iki yönlü bölünmemiş ıslak zemin, asfalt kaplama yolda, kendisine hitap eden “sola tehlikeli viraj” yön levhasını dikkate almadan, şerit ihlali yaparak, karşı yönden gelen katılana ait araca çarparak, katılanın hayati tehlike geçirecek ve ağır kemik kırığı oluşacak biçimde yaralanması ile sonuçlanan somut olayda; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğunun dikkate alınması esas olup, asli ve tam kusurlu olduğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılması isabetli ise de, meydana gelen zararın ağırlığı ve failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında uygulanan teşdit oranının takdirinde yanılgıya düşülerek fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki ile kastının yoğunluğu”, TCK’nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan “failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı” ve (b) bendinde yer alan ”suçun işlenmesinde kullanılan araçlar” gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.