Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/458 E. 2017/4058 K. 17.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/458
KARAR NO : 2017/4058
KARAR TARİHİ : 17.05.2017

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi Kötüye Kullanmak
Hüküm : CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca Beraat

Görevi kötüye kullanmak suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
26/11/2010 tarihinde trafik kazası sonrası kaldırıldığı Adana Numune Hastanesinde sol diafragma rüptürü, dalak rüptürü tespit edilen opere edilen tedavisi tamamlandıktan sonra 18/12/2010 tarihinde taburcu edilen, 04/01/2011 tarihinde solunum sıkıntısı nedeni ile sanığın görev yaptığı hastaneye başvuran toraks bilgisayarlı tomografisi istenen ayaktan muayene edilen, 10/01/2011 tarihinde durumunun kötüleşmesi üzerine, tekrar aynı hastaneye götürülen ve yer olmaması nedeni ile yatış yapılamadığı ifade edilen ölenin, evine gönderildikten sonra 11/01/2011 tarihinde “myokard infarktüsü” sebebiyle evinde vefat ettiği olayda; Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 11/07/2012 tarih ve 2674 sayılı rapor içeriğinde, sanık doktor …’ın katılanın eşi olan hastayı muayene ettiği, gerekli tetkik ve toraks bilgisayarlı tomografi çekimi yapıldığı, sonuçta hastayı yatırmayı gerektirecek herhangi bir patoloji görülmediğinden hastanın taburcu edildikten kısa süre sonra evde vefat etmiş olmasından dolayı, dosyada mevcut toraks bilgisayarlı tomografinin yapılan değerlendirmesinde de hastaneye yatırılarak tedaviyi gerektirecek bir patoloji görülmediği, sanık olan doktora atfedilecek bir kusur ve ihmalin olmadığı bildirildiğinden, raporun son bölümünde maddi hata ile olduğu düşünülen ve ölenin tedavisi sürecinde görev alan dava dışı doktor …’ın kusurunun bulunmadığı şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşıldığından, bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın eksik incelemeye, suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki isteme aykırı olarak ONANMASINA, 17.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.