YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7302
KARAR NO : 2017/2152
KARAR TARİHİ : 20.03.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/1097
sayılı soruşturma dosyasına ilişkin tazminat talebi ile ilgili olarak;
23,37 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak
davacıya verilmesine İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin,
2011/86 Esas – 2013/78 Karar sayılı ceza dava
dosyasına ilişkin tazminat talebi ile ilgili olarak; 83,96 TL gelir kaybı ile beraat edilen ceza dava dosyasına dair 1.860 TL vekalet ücreti toplamı 1.943,96 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizin 01.12.2015 tarih, 2015/1731 Esas – 2015/18657 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 07.05.2014 tarihli manevi tazminata ilişkin hükümlerin açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda manevi tazminat konusunda herhangi bir karar verilmemiş ise de, bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1- Davalı vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Davalı vekilinin temyizinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 433/2 maddesinde düzenlenen katılma yolu ile temyiz vasfında olmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarlarına göre hükümlerin davalı vekili açısından kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Davacı vekilinin Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/1097 sayılı soruşturma dosyasına ilişkin tazminat talebi ile ilgili olarak kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı, talep edilen ve reddedilen tazminat miktarına göre hükmün davacı vekili açısından kesin olması nedeniyle davacı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince REDDİNE,
3- Davacı vekilinin İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2011/86 Esas – 2013/78 Karar sayılı ceza dava dosyasına ilişkin tazminat talebi ile ilgili olarak kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Bozma ilamı üzerine yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma ilamına uyma kararının Cumhuriyet savcısının da hazır olduğu celsede mütalaası alınarak mahkeme heyeti tarafından verilmesi gerektiği gözetilmeden, 21.03.2016 tarihinde yapılan celsede naip hakim tarafından bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Davacının tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasına ilişkin olarak davacı tarafça ibraz edilen serbest meslek makbuzlarının üzerinde yazılı toplam 5.500 TL’den, beraat hükmünün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen maktu vekalet ücreti olan 2.640 TL çıkartıldıktan sonra kalan 2.860 TL vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında davacıya ödenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 1.860 TL vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.