YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/750
KARAR NO : 2017/3941
KARAR TARİHİ : 15.05.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 4.392,34 TL maddi ve 6.000 TL manevi tazminatın
davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davacı vekilinin 12.02.2016 havale tarihli dilekçesi ekinde 20.11.2013 tarihli vekaletnamenin okunaklı bir suretini ibraz ettiği görülmüş, temyiz incelemesi sırasında Dairemizce Uyap sistemi üzerinde yapılan incelemede; tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul (CMK 250. madde ile görevli) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2012 tarih, 2010/279 Esas – 2012/45 Karar sayılı beraat hükmünün, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2012/26857 Esas – 2013/5786 Karar sayılı ilamı ile davacı (sanık) lehine vekalet ücretine hükmolunarak düzeltilerek onanmak suretiyle 13.06.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış, bahse konu Yargıtay ilamı ile kesinleşme şerhlerinin sistemden temin edilen birer sureti dosya arasına alınmıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Kararın verildiği duruşmaya Cumhuriyet savcısının katılımı sağlanıp mütalaası alınmadan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 188/1. maddesine muhalefet edilmesi,
2- Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak 4.198,68 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda brüt asgari ücret üzerinden yasal kesintilerin hatalı yapılması ve asgari geçim indirimi eklenmesi ile belirlenen 4.392,34 TL’nin hükme esas alınması suretiyle maddi tazminatın fazla tayini,
3- Mahkemece tayin olunan maddi ve manevi tazminat miktarlarına, davacı tarafın talebine uygun şekilde gözaltı tarihi olan 09.08.2010 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunmasına karşın, bu tarihin ”tutuklama tarihi” olarak belirtilmesi suretiyle duraksamaya neden olunması,
4- Gerekçeli karar başlığında, ”Suç: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama” ibaresine yer verilmesi ile koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası olan dava türünün ”466 SAYILI YASA GEREĞİNCE ÖDENCE İSTEMİ”, 22.11.2013 olan dava tarihinin ise 09.07.2014 olarak yazılması,
5- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.