Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/807 E. 2017/3406 K. 25.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/807
KARAR NO : 2017/3406
KARAR TARİHİ : 25.04.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a-4, 52/2-4, 53/6, 63.maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve müştekiler vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müştekiler vekilinin talebine rağmen, müştekilerin davaya katılan olmaları konusunda yargılama aşamasında herhangi bir karar verilmemiş ise de; ölen …’nun anne – babası, eşi ve çocukları ile kardeşleri olan müştekilerin atılı suçtan doğrudan zarar gördükleri, bu nedenle müştekiler vekilinin CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Mahallinde 28/03/2014 tarihinde yapılan keşfe ilişkin olarak düzenlenen keşif tutanağında imza yok ise de; keşif sonrası bilirkişi polis memuru Faruk Yaşlak tarafından düzenlenen 31/03/2014 tarihli rapor içeriği ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 10/10/2014 tarihli raporda yer alan bulgu ve tespitlerin aynı nitelikte olması, her iki raporunda hükme esas alınması karşısında, bu husus sonuca etkili görülmeyerek bozma sebebi yapılmamış,
Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin mahsubuna ilişkin TCK’nın 63. maddesine hüküm fıkrasında yer verilmemiş ise de; bu hususun infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüş,
CMK’nın 232/2-b. maddesi uyarınca müştekiler Hasan, Hatun, Gülender, Ali Eren ve … gerekçeli karar başlığına yazılmamış ise de; bu hususun da mahallinde ilavesi mümkün bir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılanlar vekilinin ise kusura, olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme yapıldığına, lehe olan hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının ve kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine ve TCK’nın 52/3. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının bir gün karşılığı 20TL. hesabı ile adli para cezasına çevrildiği aşamada, 1 yılın 365 gün yerine 360 gün olarak, buna göre de sonuç adli para cezasının 12.100TL. yerine 12.000TL olarak eksik şekilde tayini,
3- Ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtarın TCK’nın 52/4. maddesi yanında, infaz aşamasına ve suça sürüklenen çocuklara ilişkin 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesi gereğince yapılması suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 4. bendinin çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK’nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi, hükmün 5275 Sayılı Yasanın 106/4. maddesine ilişkin 8. bendinin de hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.