YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8262
KARAR NO : 2017/4023
KARAR TARİHİ : 17.05.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet, temyiz talebinin reddi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin reddine dair ek karar, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12/03/2014 tarih ve 2014/11668 esas sayılı iddianamesi ile sanığın olay günü 282 promil alkollü olarak araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, sanığın Ankara 47. Noterliğince düzenlenen 21/04/2014 tarihli vekaletname ile Av. …’ı müdafii olarak tayin ettiği, sanık müdafinin 04/09/2014 tarihinde yapılan ilk ve 18/12/2014 tarihinde yapılan ikinci duruşmada sanık müdafii olarak hazır bulunduğu, 18/12/2014 tarihli duruşmada mahkemece savunma için hazır bulunmayan sanık hakkında savunmasının temini amacıyla CMK’nın 199. ve devamı maddeleri gereğince yakalama emri çıkartılmasına ve duruşmasının da 19/03/2015 tarihine bırakılmasına karar verildiği, ancak sanığın 30/12/2014 tarihinde yakalanarak mahkeme huzuruna çıkartılması nedeniyle re’sen açılan duruşma üzerine sanığın savunması alınarak aynı tarihte sanığın mahkumiyetine karar verildiği, sanık müdafinin 08/01/2015 tarihli dilekçe ile “duruşma günü 19/03/2015 gününe bırakılmasına rağmen dosyanın öne alındığına dair bir bildirim yapılmadan önceki bir tarihte re’sen açılan duruşma ile karar tesisine gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna” dair temyiz talebinde bulunması üzerine mahkemece 20/01/2015 tarihli ek karar ile “temyiz itirazının süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine” karar verilmiş olduğu, ayrıca sanık müdafinin 12/01/2015 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde belirtilen gerekçelerle “eski hale getirilmesi” talebinde bulunmuş olduğu görülmekle yapılan incelemede;
18/12/2014 tarihli duruşmada mahkemece savunma için hazır bulunmayan sanık hakkında savunmasının temini amacıyla CMK’nın 199. ve devamı maddeleri gereğince yakalama emri çıkartılmasına ve duruşmasının da 19/03/2015 tarihine bırakılmasına karar verildiği halde sanığın 30/12/2014 tarihinde temin edilerek mahkeme huzuruna çıkartılması nedeniyle re’sen açılan duruşma üzerine sanığın savunması alınarak aynı tarihte sanık hakkında sanık müdafinin yokluğunda mahkumiyet kararı verildiği, sanık müdafinin yokluğunda açılan duruşma üzerine sanık müdafii hazır edilmeden ve duruşma gününün öne alındığına dair bir bildirimde dahi bulunmadan sanığın ve müdafinin savunma haklarının kısıtlanmasına yol açacak şekilde usul kurallarına aykırı olarak yargılamanın sonlandırıldığı, bu nedenlerle sanık müdafinin öğrenme üzerine 12/01/2015 tarihli eski hale getirme ve 08/01/2015 tarihli temyiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla;
5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtayın ilgili dairesi olduğundan mahkemenin hukuki değerden yoksun olan eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine ilişkin 20/01/2015 tarihli ek kararının kaldırılarak esastan yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 18/12/2014 tarihli duruşmada mahkemece savunma için hazır bulunmayan sanık hakkında savunmasının temini amacıyla CMK’nın 199. ve devamı maddeleri gereğince yakalama emri çıkartılmasına ve duruşmasının da 19/03/2015 tarihine bırakılmasına karar verildiği halde sanığın 30/12/2014 tarihinde temin edilerek mahkeme huzuruna çıkartılması nedeniyle re’sen açılan duruşma üzerine sanığın savunması alınarak aynı tarihte sanık hakkında sanık müdafinin yokluğunda, sanık müdafiine duruşma gününün öne alındığına dair herhangi bir bildirim yapılmaksızın , sanık ve müdafinin savunma ve yargısal haklarını kısıtlar şekilde duruşmanın sonlandırılması suretiyle sanığın mahkumiyetine kararı verilmesi,
Kabule göre ise;
2-Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında bir gün karşılığı miktarın belirlenmesine ilişkin uygulama maddesinin gösterilmemesi sureti ile CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlerinden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtaratı ile yetinilmesi gerekirken, “ taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının sanıktan tahsiline ve hapis cezasına çevrilmesine” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.