YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8573
KARAR NO : 2017/4884
KARAR TARİHİ : 08.06.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-3-4 ve 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … ile kardeşi olan diğer sanık … arasında olay tarihi günü tanık …’e ait olan aracı tamir etmek üzere aldıkları, sanık … aracı kullanırken birlikte alkol aldıkları, seyir halindeyken aralarında bir tartışma yaşandığı, tartışma sırasında sanık …’in …’e tokat attığı, bunun üzerine sanık …’in de kardeşi olan sanık …’in kafasına bira şişesi ile vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte yaraladığı, sanık …’in olay yerinden uzaklaştıktan sonra aracı sanık …’in kullandığı, olay sırasında sanık …’in 1.04 promil, …’in ise 1.60 promil alkollü olduklarının tespit edildiği, tanık beyanları ve sanıkların ifadeleri ile sübut bulduğu olayda; tebliğnamede, eylemde kullanılan bir tane araç olduğu, olayın başka suç nedeniyle karakola intikal ettiği, sanığın aracı ne zaman atılı suçun yasal unsurlarını oluşturacak şekilde kullandığı gerekçeli kararda açıklanıp tartışılmadığı gerekçeleri ile bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınıp, 160 promil alkollü olarak araç kullanan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın alkollü araç kullanmadığına, ifadenin alkolün etkisi ile o şekilde verildiğine lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 52. maddesi 4. fıkrası, son cümlesi uyarınca adli para cezasının zamanında ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken infaz aşamasında dikkate alınması gereken, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca da ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının üçüncü bendinin altıncı paragrafındaki “ve 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3” ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.