Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/8982 E. 2017/5690 K. 29.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8982
KARAR NO : 2017/5690
KARAR TARİHİ : 29.06.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokmak
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile; TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50/3-1.a, 52/2 ve 5275 Sayılı Kanunun 106. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3-2, 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.01.2015 tarihli ve 2014/572 esas, 2015/44 karar sayılı kararının 24.02.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 02.09.2015 tarihinde “Tehdit” suçunu işlediği ve Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.12.2015 tarih ve 2015/535-2015/562 sayılı kararı ile bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği ve hükmün 25.01.2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2016 tarihli ve 2016/52-2016/72 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi;
İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınıp, 157 promil alkollü olarak araç kullanan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmolunan adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtarın, TCK’ nın 52/4. maddesi yerine, infaz aşamasına ilişkin 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince yapılması suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının beşinci bendinde yer alan “süresinde ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Yasanın 106 maddesi uyarınca infaz edileceğinin sanığa İHTARINA, (ihtarat yapıldı)” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “TCK’nın 52/4. maddesi gereğince, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibarelerinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.