Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/9326 E. 2017/2868 K. 06.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9326
KARAR NO : 2017/2868
KARAR TARİHİ : 06.04.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : 1-Suça Sürüklenen Çocuk … hakkında TCK’nın 85/1, 31/3, 51, 51/3 maddeleri gereğince mahkumiyet
2-Sanık … hakkında TCK’nın 85/1, 62, 51, 51/3, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın ve suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk … hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin, kusura, ceza miktarına ve eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA;
2-Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sürücü belgesi bulunmayan suça sürüklenen çocuk …’ın olay günü sevk ve idaresindeki kamyon ile meskun mahal, yaya geçidi bulunmayan, bölünmüş, üç şeritli cadde üzerinde seyri sırasında, yolun sağından yola girip soluna geçmek isteyen ve 14 metrelik yolun 12 metresini kat ederek en sol şeride kadar gelmiş olan yayaya en sol şeritte çarpıp, 7.5 metre sağ ön lastik fren izi ile birlikte yayayı 3.3 metre sürükleyip, 10.5 metre ileride duruşa geçtiği sırada, aynı caddeyi takiben seyreden sanık … idaresindeki otomobilin, daha önce ön ilerisinde olan kazayı görüp orta şerit ile en sol şerit çizgisi üzerinde duruşa geçen temyize gelmeyen sanık … idaresindeki otomobile, çarpma öncesi en sol şeritten başlayan 31.5 metre fren izi ile arkadan çarpması sonucu, çarpılan sanık …’ın aracının çarpmanın etkisi ile savrularak yol içinde yatan yayanın üzerinden geçmesi şeklinde meydana gelen ve bir kişinin ölümü ile sonuçlanan olayda; otopsi raporuna göre ölümün künt kafa ve genel beden travmasına bağlı, kafa kubbe ve kaide kemik kırıkları ile karakterli beyin doku harabiyeti ve kanaması ile çok sayıda kosta ve etraf kemik kırıkları ile karakterli iç organ yaralanmaları ve büyük damar yırtılması neticesi gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, yapılan incelemelerde sanık …’ın aracının tampon sağ altında,alt muhafazasının sağında, arka dingil üzeri sağ alt kenarı arka tampon sağ alt kenarında, suça sürüklenen Resul’un aracının ise yağ karteri sağ kenarı üzerinde ölene ait lekelerin bulunduğunun tespit edildiği, tanık … aşamalardaki beyanlarında; yolu kontrol etmeden yola çıkan ölene kamyonun çarparak kafasının üzerinden geçtiğini, ölenin bu çarpma sonucu kafası parçalanarak beyninin dışarı çıktığını ve ölmüş olduğunu gördüğünü, olaydan yaklaşık 17-18 dakika sonra ikinci araç ölene çarptığında ölümün zaten gerçekleşmiş olduğunu; tanık … ise; bir kamyonun yolun ortasında durmuş olduğunu kamyonun 2-3 metre arkasında da yaşlı bir bayanın yerde cansız vaziyette olduğunu, cesedin yerde hareketsiz yattığını, yaklaşık 17 dakika sonra beyaz renkli bir aracın cesede 1-2 metre kala durduğu sırada arkasından gelen siyah renkli aracın bu araca arkadan çarpması sonucu bu aracın yerde yatmakta olan ve cansız durumda olan bayanın üzerinden geçtiğini, ilk çarpmadan sonra cesedin başında yaklaşık 17 dakika beklediğini ve bu süre içerisinde herhangi bir yaşam emaresi göremediğini beyan etmesi; dosya kapsamında ölümün hangi aracın çarpması sonucu gerçekleştiği hususunda teknik bir tespit bulunmuyor ise de, dosya kapsamından ve özellikle tanık beyanlarından aradan geçen 17 dakikalık süre sonrası meydana gelen ikinci çarpma olayı ile ölüm arasında illiyet bağı net olarak tespit edilemediğinden ve bu suretle sanık …’in atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.