Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/9771 E. 2017/1593 K. 02.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9771
KARAR NO : 2017/1593
KARAR TARİHİ : 02.03.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekilleri ile şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören … adına yapılan temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, şikayetçi kurumun, 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılan sıfatı ile kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
1- Katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
17/08/2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, doğal sit alanlarında izinsiz gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma hakkının …’na ait olması karşısında, mahkemece katılan olarak kabul edilen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile …’nün, sanık hakkında tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak ayrı ayrı REDDİNE,
2- Katılan … vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “2009” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiş olup;
İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile tescilli 1. derece doğal sit alanı içerisindeki Maliye Hazinesi’ne ait ve sanığın kullanımında olan taşınmazda, hafriyat malzemesi dökülerek dolgu yapılması işinin sanık tarafından gerçekleştirildiğine dair savunmanın aksine delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında beraat hükmü tesisinde netice itibariyle isabetsizlik görülmeyerek, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiş, “işlendiği tarihte sanığın eylemini suç sayan bir ceza normunun varlığından söz edilemeyeceği” şeklindeki hatalı değerlendirmeye dayanılması, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, beraat kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 02/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.