Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/9983 E. 2017/9090 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9983
KARAR NO : 2017/9090
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 1-Taksirle yaralama suçundan; düşme
2-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; beraat

Taksirle yaralama suçundan, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise beraatine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahalli Cumhuriyet savcısının 15.01.2015 tarihinde verilen hükme karşı 16.02.2015 tarihinde yaptığı temyiz isteminin, bir aylık temyiz süresinin son günü olan 15.02.2015 tarihinin pazar günü olması nedeniyle, tatili izleyen ilk gün olan 16.02.2015 tarihinde yapıldığının anlaşılması karşısında, süre yönünden temyizin reddini isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın idaresindeki araç ile olaydan 2,09 promil alkollü olarak, yolun sağ tarafında durmakta olan müştekinin içinde bulunduğu araca çarptığı ve bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına tam kusurlu olarak neden olduğu olayda; mağdurun yargılama sırasında sanığa yönelik şikayetinden vazgeçtiği, sanığın vazgeçmeyi kabul ettiği, iddianame içeriğinden trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun da yargılamaya konu edildiği, sanığın olay anındaki alkol durumu itibariyle atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; taksirle yaralama suçunun zarar suçu, TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun tehlike suçu olması, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu kriterinin esas alınması, buna göre; sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının kabul edilmesi karşısında; taksirle yaralama suçundan dolayı açılan davanın şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verilmesi, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı ise mahkumiyet hükmü kurulması gerekir iken, yazılı şekilde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.