YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11017
KARAR NO : 2019/7235
KARAR TARİHİ : 12.06.2019
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan zorunlu vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Katılan … vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Olayda ölen … ’ın oğlu olup, vesayet altına alınarak inceleme konusu dosyanın katılanlarından olan Penpe ’ın velayeti altına konulan … ’ın UYAP üzerinden temin edilen nüfus kaydından 18.08.2015 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, ölen kişiye vekil atanması hukuki değerden yoksun olup, ölen kişinin yasal mirasçılarının da dava konusu olayda katılan sıfatları bulunduğu görüldüğünden ölen kişiye atanan vekilin temyiz isteminin REDDİNE,
2-Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sanığın kusuru olmadığına, eksik inceleme ile hatalı rapora dayanılarak karar verildiğine, illiyet bağını kesecek nedenler bulunduğuna, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine;
A-Sanığın, 26/03/2013 tarihli iddianame ile hakkında taksirle yaralama suçundan dava açıldıktan sonra Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/632 Esas sayılı dosyasında yargılama devam ederken mağdurun 31/07/2013 tarihinde vefat etmesi üzerine sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 21/07/2014 tarihinde dava açılarak Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2014 tarih, 2014/1545 esas, 2014/1056 sayılı kararı ile birleştirme kararı verildiği ancak sanığın taksirle öldürme suçundan hakkında açılan 21.07.2014 tarihli iddianame ile açılıp birleşen dava kapsamında savunması alınmaksızın karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasına neden olunması,
B-TCK’nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, TCK’nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre, 03.03.2015 tarihli oturumda müdafiisi tarafından lehe hükümlerin uygulanması talep edilen, adli sicil kaydı bulunmayan, alt derecede tali kusurlu olan, hakkında TCK’nın 62. maddesi uygulanan, dosyaya yansımış olumsuz bir davranışı bulunmayan sanık hakkında, “sanığın kişiliği” şeklindeki yetersiz ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile TCK’nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.