YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1807
KARAR NO : 2017/9283
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 31/3, 62, 50, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan … ve vekili ile katılan … vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … ve vekili ile katılan … vekilinin ceza miktarına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
12.01.2015 günü saat 18:34 sıralarında sürücüsünün … olduğu iddia edilen kamyonetin… Caddesi üzerinde Fetih Caddesi istikametine seyrederek olay yerine geldiğinde, kendisiyle aynı istikamette yolun sağ kenarında yürümekte olan yayalar … ile …’a aracının sağ ön kısmı ile çarpması sonucu …’ün vefatı, …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı olayda, katılan …’ın mahkemedeki beyanında; “ …Bu esnada bizim olduğumuz yerden 100 metre ileride orada bulunan bir sokak lambasının altında Transporter marka bir aracın durduğunu fark ettim. Bu aracın sağ kapısı açıldı. Oradan doğru araçtan kimse inmeden kirli sakallı, zayıf ince yapılı birinin arkaya baktığını fark ettim. Yardım edin diye bağırdım. Ancak bize vurduğunu anladığım bu kişi araçtan inmedi. Kapıyı örttü ve ilerlemeye devam etti. Ben aracın Volkswagen marka olduğunu anladım. Plakasını o an itibari ile 42 VF olarak algıladım. Bu araç gittikten sonra ben yoldan geçen başka bir aracı durdurdum, yardım istedim, ambulans çağırdılar, beni de…’yi de hastaneye götürdüler. … hastanede vefat etti. Olay nedeni ile yaralandım. Bize çarpan Transporter marka araçta kaç kişi olduğunu fark edemedim. Sadece…’nin düştüğü yere 100 metre mesafede ilerledikten sonra araç durdu. Sağ kapısı açılarak arkaya doğru birisi baktı. Onu fark ettim, ancak tahminime göre o kişi şu an huzurda bulunan kişi değildi” şeklindeki beyanı, ölen …’ün babası …’ün 14.05.2015 tarihli dilekçesinde asıl failin suça sürüklenen çocuğun abisi … olduğuna, buna ilişkin olarak savcılığa müracaatta bulunduğuna, savcılığın 2015/23278 sayılı soruşturma dosyası ile soruşturmanın devam ettiğine ilişkin beyanı, aynı soruşturma dosyasında tanık olarak ifadesine başvurulan…’in “ Maktul … ile arkadaşlığım vardır. Kendisinin trafik kazası sebebiyle vefat ettiğini biliyorum. Arkadaşlığım nedeniyle diğer arkadaşlar ile birlikte 2015 yılının Nisan ayında 28’inde görünen duruşmasına geldik. Duruşmayı beklerken adliyenin kafeteryasında oturuyorduk. Yanımda arkadaşlarım …, …ve … vardı. Yan masada bir topluluk bulunuyordu. Biz kendi aramızda konuşurken yan masada bulunan topluluktan…’nin vefatına neden olan şahsın soy ismini işitmemiz üzerine masamızda bir sessizlik oluştu. Şahıslardan bir tanesi “…’nın suçunu Mücahit’e şey yaptık ama sonucu ne olacak, ortaya çıkarsa ne yapacağız” gibisinden konuşmalar duyunca…’nin babası …’ya haber verdik. Kendisine şahısları gösterdik. Durumdan haberdar ettik. … amcada şahısların…’nin vefatına neden olan şahsın akrabaları olduğunu doğruladı. Daha sonrada duruşmaya girdik. Benim olaya ilişkin söyleyeceğim bilgim ve görgüm bundan ibarettir.” şeklindeki beyanı, tanık Abdullah Kondu’nun benzer mahiyetteki beyanları ve suça sürüklenen çocuğun olaydan 18 gün sonra 30.01.2015 tarihinde kendiliğinden teslim olduğu gözetilerek, olay günü kazaya karışan araç sürücüsünün şüpheye yer vermeyecek şekilde kesin olarak tespiti amacıyla, olayın tek görgü tanığı konumunda bulunan …’a araç sahibi … ile suça karıştığı iddia olunan …’in bulunduğu ortamda usulüne uygun olarak teşhis işlemi yaptırılıp, suça sürüklenen çocuk, suça sürüklenen çocuğun babası …’in ve abisi …’in cep telefonlarının 12/01/2015 günü saat 18:45 itibarıyla olay yerinden sinyal verip vermediği TİB’den araştırılıp, Savcılığın 2015/23278 esas sayılı soruşturma dosyasının akıbeti sorulup, dava açılmamış ise soruşturma dosyasının celp edilip, davanın açılmış olması halinde her iki dava dosyası birleştirildikten sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1- Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine ve TCK’nın 52/3. maddesine aykırı davranılması,
2- Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 5237 sayılı TCK’ nın 50/4 ve 52/2. maddelerinin gösterilmemesi,
3- Adli para cezasının taksitlerinden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ihtaratı ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde“taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi halinde kalan miktarın tamamen tahsiline” karar verilmesi
4- 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesi gereğince çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu cezanın hapse çevrilemeyeceğinin, bu takdirde aynı maddenin onbirinci fıkrası hükmü gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan … ve vekili ile katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.