Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/1822 E. 2017/2319 K. 22.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1822
KARAR NO : 2017/2319
KARAR TARİHİ : 22.03.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, özel hayatın gizliliğini ihlal

Hükümler : Beraat

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 21.12.2016 tarihli tevdi kararı uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından katılan vekilinin kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyizi ile ilgili olarak ek tebliğname düzenlendiği belirlenerek yapılan incelemede:
Katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre; sanığın, evli olduğunu bildiği halde mağdurla arkadaşlık ilişkisi içerisine girmesi nedeniyle mağdurun resmi nikahlı eşi tarafından aleyhine manevi tazminat davası açılacağını öğrenmesini müteakip, mağdurun eşine, mağdurun kendisini bekar olarak tanıtmasından dolayı onunla beraber olduğunu, gelinen aşamada, ayrılmak istemesine rağmen mağdurun peşini bırakmadığını söylediği, mağdurun eşinin bu açıklamalarına inanmaması üzerine, mağdurla aralarındaki gayri resmi birlikteliğin varlığını ve boyutunu ortaya çıkaran içeriği özel ifadelerden, mağdura yönelttiği sorulara aldığı yanıtlardan ve mağdurun eşine yaptığı açıklamaları destekleyen konuşmalardan oluşan telefon görüşmelerini gizlice kayda aldığı ve bu şekilde elde ettiği ses kayıtlarını mağdurun eşini ikna ederek aleyhine dava açılmasını önlemek için mağdurun eşinin elektronik posta hesabına gönderdiği olayda,
Sanıkla mağdur arasındaki iletişimin yüz yüze gerçekleşmemesi nedeniyle TCK’nın 133. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun, sanığın, tarafı olduğu telefon görüşmelerini kaydetmesinden dolayı TCK’nın 132/1, haberleşme içeriklerini belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda ifşa etmediğinden aynı Kanun’un 132/3. madde ve fıkralarındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği,
Ancak, sanığın, mağdur tarafından kendisine karşı işlenmekte olan ve ani gelişen bir suç bulunmadığı halde, kaybolma olasılığı bulunan mevcut delilin muhafazasını sağlamak için değil, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde, mağdurun özel yaşam alanına girdiğinde kuşku bulunmayan konuşmalarını bilgisi ve rızası dışında kaydetmesi ve içeriği özel konuşmaların kaydedildiği ses kayıtlarını mağdurun eşinin elektronik posta hesabına göndererek ifşa etmesi nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 134/1 ve aynı Kanun’un 134/2. madde ve fıkralarında tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.