Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/1840 E. 2017/8873 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1840
KARAR NO : 2017/8873
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
Hüküm : TCK’nın 277/1, 277/2, 62, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet

Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’un babası olan Nevzat’ın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçlarından İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/139 esasına kayden görülmekte olan davanın 22.01.2014 tarihli duruşmasının sonunda, sanığın babasının da aralarında bulunduğu tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesinin ardından, adliye dışında yakınları ile birlikte bekleyen sanık …’un, söz konusu mahkemede üye hakim olarak görev yapan, 22.01.2014 tarihli duruşmada ağır ceza heyetini oluşturan üyeler arasında yer alan ve mesai bitiminde eşi ile birlikte adliyeden çıkış yapmakta olan hakim …’ye, “Hakime hanım, vicdanınız rahat mı, adaletiniz bu kadar mı, illa kan mı dökülmesi lazım!” biçiminde bağırmasından dolayı sübut bulan eyleminin TCK’nın 277/1. madde ve fıkrasındaki yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna, sanığın eyleminin tehdit suçunu da oluşturması nedeniyle TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kapsamında daha ağır cezayı gerektiren yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan belirlenen temel cezada TCK’nın 277/2. madde ve fıkrası uyarınca artırım yapılmasına dair yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargı görevi yapan hakimden hatıra binaen ricada bulunmayan sanığın fiilinin iltimas derecesini aşması nedeniyle suç ve karar tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 69. maddesi ile TCK’nın 277. maddesinin birinci fıkrasının sonuna eklenen “Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır.” cümlesinin sanık hakkında uygulanması olanağı bulunmadığından, bu husus bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sübuta, sanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.