YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2172
KARAR NO : 2017/8349
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : CMK’nın 223/2-b maddesine göre ayrı ayrı beraat
Taksirle yaralama suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kararı temyiz eden müşteki …’ın, eşinin … alınması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü ve 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan müşteki …’ın, 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere incelenen dosya kapsamına göre, katılan …’ın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü katılan …’ın doğumunu sanıkların görev yaptığı Devlet Hastanesinde sanıklar doktor …’ın, hemşireler … (…), … ve hasta bakıcı …’un yaptırdığı ancak doğumdan çıktıktan bir müddet sonra katılan …’ın kanamasının başladığı ve kanamayı durduramadıklarından Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’ne sevkinin yapılarak Sivas’ta kendisine ikinci kez ameliyat yapıldığı, katılanın ölme ihtimali olduğundan rahminin alındığı ve rahminin alınması nedeniyle katılan …’ın çocuk yapma yeteneğinin kaybolduğu olayda; dosya arasında mevcut Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin 12/10/2011 tarih ve 2011/2213 sayılı adli raporuna göre, müşteki …’ın doğum sonrası postpartum atoni kanamasının ( doğum sonrası uterus kanaması ) tıbbi açıdan beklenebilir bir durum olduğu, doğum sonrası gelişen kanama sonucu yapılan subtotal histerektominin de (tamamına yakın uterusun çıkarılması ) tedavi seçeneklerinden birisi olduğunun bildirildiği, Yüksek Sağlık Şurası’nın 18-19 Eylül tarihli toplantısında da, ”hastanın takip ve tedavisinde tıbbi açıdan gerekenler yapıldığından” sanıklara atfı kabil kusur bulunmadığı görüşüne yer verilmiş olup;
Yüksek Sağlık Şurasının raporunun bağlayıcı olmadığı da nazara alınarak, sanıklara atfedilecek kusurun tartışmayı gerektirmeyecek şekilde kesin bir biçimde saptanması, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve olayın etraflıca aydınlatılması bakımından, sanıkların olay nedeniyle tıbbi açıdan kusurlu bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olarak önceki raporlar da irdelenecek şekilde ve her türlü şüpheden uzak biçimde saptanması için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan rapor alınmasından sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile sanıkların beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.