Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/2188 E. 2017/2874 K. 06.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2188
KARAR NO : 2017/2874
KARAR TARİHİ : 06.04.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile, 2863 sayılı Kanunun 74/3, 5237 sayılı TCK’nın 31/3, 62, 50/3. maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında karar tarihinin “18/03/2015” şeklinde gösterilmesi ile katılan kurumun gösterilmemesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı ve eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda, 31/10/2008 tarihli karar ile suça sürüklenen çocuğun, 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK’nın 31/3, 62, 50/3, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddeleri uyarınca 3 ay süre ile Denizli, Acıpayam ilçesinde bulunan alkollü eğlence yerlerine gitmekten yasaklanmasına, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın, katılan vekili tarafından yapılan itirazın merciince reddi üzerine 23/01/2009 tarihinde kesinleştiği ve belirtilen tarih itibariyle üç yıllık denetim süresi başladığından, 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu, daha sonra suça sürüklenen çocuğun, 18/08/2010 tarihinde “kasten yaralama” suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15/11/2012 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedildiği, anılan mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin 30/01/2013 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiğinden, anılan suçun işlendiği 18/08/2010 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği anlaşılmakla;
Suça sürüklenen çocuğa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 03/02/2005 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının durma süresi de gözetildiğinde, karar tarihinden önce dolduğu halde yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince davanın isteme uygun olarak DÜŞMESİNE, 06/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.