YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2475
KARAR NO : 2017/8761
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 371,82 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemece dosya içeriği ile uyumlu olan bilirkişi raporu hükme esas alınmış olmasına karşın bilirkişi raporunda belirlenen 372,81 TL yerine 371,82 TL maddi tazminata hükmolunması ve açıkça tarih belirtmeden faiz talep edildiği dikkate alınarak kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına dava tarihi olan 12.12.2014 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, 07.04.2015 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı hakkındaki tutuklama işlemi, 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleştiğinden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 6. maddesine göre, davacının tazminat talebi 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olacaktır. 466 sayılı Kanunun 2. maddesine göre de “verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde” davanın açılması gerekmektedir. Kanunda öngörülen 3 aylık sürenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23.03.2010 tarih ve 2009/256 Esas, 2010/57 sayılı kararı ile, “kesinleşen kararların tebliğinden” itibaren başlayacağı kabul edilmiş, ancak, kesinleşmiş kararların tebliğini öngören bir kanuni düzenleme bulunmaması nedeniyle, kesinleşmiş kararın tebliğ edilmemesi halinde tazminat davasının hangi sürede açılacağı hususu belirtilen kararda tartışılmamış, Ceza Genel Kurulu’nun 06.05.2014 tarih ve 141-229 sayılı kararında da 466 sayılı Kanuna göre incelenen tazminat davasının usul ve yasaya uygun yapılan kesinleşmesinden itibaren her halükarda 10 yıl içinde eğer kesinleşmiş beraat kararı tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın açılması gerektiği kabul edilmiştir. Bunun yanında, kararlar Yazı İşleri Yönetmeliğine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş ve kesinleştirme işlemleri yapılmamış yada kesinleştiği tespit edilmemiş ise, tazminat davalarının karar tarihinden itibaren 10 yıldan fazla bir süre geçtiğinde, somut olayın, tarafların ve davanın özelliği de nazara alınmak suretiyle süresi içinde açılmadığının kabulü gerekmektedir. Davaya konu olay açısından baktığımızda; davacı hakkında verilen 28.10.2003 tarihli beraat kararının usulüne uygun olarak kesinleştirildiğine ilişkin bilgi ve belgelere rastlanmamış ise de, davanın safahatı ve karar tarihinden itibaren 10 yıldan fazla süre geçtikten sonra 12.12.2014 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz değerlendirme ile kısmen kabulüne karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.