Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/250 E. 2017/9459 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/250
KARAR NO : 2017/9459
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme,
Kişilerin huzur ve sükununu bozma, Tehdit, Şantaj
Hüküm : Tehdit ve Şantaj suçlarından beraat,Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan TCK’nın 136/1, 62/1,53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet,
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan TCK’nın 123/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Şantaj ve tehdit suçlarından sanığın beraatine, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Şantaj ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B) Kişilerin huzur ve sükununu bozma ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesine gelince:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığa isnat edilen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun 5271 sayılı CMK’nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, mahkemenin de belirtilen eksikliği gidermediği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri uygulanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, kanuna aykırı,
2- Sanığın katılan adına açtığı sahte facebook adresinden katılanın bikinili fotoğrafını yayınlayan sanığın sübut bulan eyleminin TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı,
3- Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.