Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/3055 E. 2017/4271 K. 24.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3055
KARAR NO : 2017/4271
KARAR TARİHİ : 24.05.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Beraat

Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan … vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Katılan … adına yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmü katılanlar Seyfi ve Hüseyin vekili olarak temyiz eden Avukat …’ın, katılan …’in hazır bulunduğu herhangi bir duruşmaya vekili sıfatıyla katılan … ile birlikte katılmadığı, Avukat …’ın ise katılan …’in hazır bulunduğu 13.03.2014 tarihli duruşmaya katılanlar Seyfi ve Hüseyin vekili olarak katıldığı ve 09.06.2016 tarihli hükmün kendisine katılan … vekili sıfatıyla tefhim edildiği; ancak, her iki avukatın dosyaya katılan … adına düzenlenmiş vekaletname sunmakla beraber gerek hüküm tarihine kadar gerek Dairemizin 18.01.2017 tarihli tevdi kararından sonra katılan … adına düzenlenmiş vekaletname sunmadıkları, Dairemizin 18.01.2017 tarihli tevdi kararı uyarınca katılan …’e gerekçeli karar tebliğ edildiği halde adı geçen hükmü temyiz etmediği gibi, Avukat … ile Avukat …’a hükmü temyiz etmeleri için muvafakat verdiğine dair bir açıklamada da bulunmadığı, dolayısıyla Avukat …’ın hükmü katılan … adına temyiz etme hakkı olmadığı anlaşıldığından, katılan … adına Avukat … tarafından yapılan temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
B) Katılan … adına yapılan temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, kusur durumuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün ilk paragrafının, “Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı anlaşıldığından, CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince sanığın beraatine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.