Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/3161 E. 2017/8880 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3161
KARAR NO : 2017/8880
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
Hükümler : Sanıklar hakkında TCK’nın 277/1, 62, 53/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet

Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanık …’in sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Şuhut Cumhuriyet Başsavcılığınca kasten yaralama suçundan başlatılan 2013/661 sayılı soruşturma kapsamında tanık olarak ifadesine başvurulan …’ın mağduru bıçaklayanın … isimli kişi olduğunu beyan etmesi ve adı geçen kişinin tutuklanmasının ardından, aynı gün …’ın yanına giden sanıklar … ve …’in, ona söyledikleri; “… senin verdiğin ifadeyle tutuklandı, neden böyle ifade verdin, git ifadeni değiştir” biçimindeki sözleri nedeniyle yapılmakta olan soruşturmada tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs etmek suretiyle TCK’nın 277/1. madde ve fıkrasında düzenlenen yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçunu işlediklerinin kabul edildiği olayda;
Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 69. maddesiyle birinci fıkrada yer alan “veya yapılmakta olan bir soruşturmada,” ve “şüpheli veya” ibareleri madde metninden çıkarılıp, aynı fıkranın sonuna “Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır.” cümlesinin eklenmesi karşısında, TCK’nın 7/2. madde ve fıkrasındaki, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumlarının yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
Sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.