YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3327
KARAR NO : 2017/8810
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı yasa uyarınca tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 6.709,33 TL maddi,
18.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında “466 sayılı yasa uyarınca tazminat ” yerine “tazminat”, “08/02/2011” olan dava tarihi yerine “04/03/2011” ibarelerine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
2- Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak “5.334,72” TL’nin gelir kaybı olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde olacak şekilde 6.709,33” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, fazla maddi tazminata hükmolunması,
3- Dosya içerisinde sureti bulunan Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/06/2003 tarih, 2003/234 sayılı Sorgu zaptı içeriğine göre davacının “cürüm işlemek teşekkül oluşturmak,adam öldürmeye teşebbüsle bu suça iştirak. 6136 s.k.m.” suçlarından tutuklanmasına karar verildiği, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK’nun 250. Maddesi ile görevli) 02/06/2010 tarih 2009/163 esas 2010/229 karar sayılı hükmünün incelenmesinde ise davacı hakkında kasten yaralamaya azmettirme suçundan neticeten 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği dikkate alındığında, davacı hakkında düzenlenen sorgu zaptı, tutuklama ve tahliye müzekkerelerinin onaylı suretleri de dosya içerisine alınarak davacı hakkında tutuklanmasına neden olan “cürüm işlemek teşekkül oluşturmak,adam öldürmeye teşebbüsle bu suça iştirak. 6136 s.k.m.” suçlarından dolayı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya soruşturma ya da yargılama sırasında tefrik kararı verilip verilmediği, kamu davası açılıp açılmadığı, kamu davası açılmış olması halinde sonucunun araştırılarak davacının tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK’nun 250. Maddesi ile görevli) 2009/163 esas 2010/229 karar sayılı ceza dava dosyası ile ilgili olarak mı tutuklu kaldığının tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek, sonucuna göre davacının hukuki durumunun tayin ve tespiti ve infaz edilen sürenin de davacının diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği de yeniden araştırılarak mahsup yapılmış olması halinde bu durum da nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.